Menu

Erozyon nedir ve nasıl oluşur

erozyon nedir

Erozyon, toprağın akarsular, sel suları ve rüzgarlar vasıtasıyla aşındırılıp taşınması ve sürüklenmesine denmektedir. Bitki örtüsü ve su akışı ile toprak örtüsü arasında doğal bir denge bulunmaktadır. Yeryüzünün bu doğal dengesinin dış etkenler tarafından aşındırılması olayına doğal erozyon adı verilmektedir.

Doğal erozyon ile çok yavaş bir şekilde üst kısımdan aşınan toprak yerine alttan yeni toprak oluşumu meydana gelmektedir. Yani toprak örtüsü yenilenmekte ve yerinde kalmaktadır. Bu durum çevre ve insanlar için zararlı değildir. Fakat, bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve korunmaması durumunda mevcut doğal denge bozulmaktadır. Bunun sonucu olarak erozyon hızlanmakta, toprak örtüsü hızlıca incelerek zamanla yok olmakta ve toprak yerine kayalar yüzeye çıkmaktadır. Erozyonun en fazla görüldüğü ülkelerin başında gelen ülkemiz toprakların en az yarısı erozyona maruz kalmıştır. Ülkemizdeki erozyon Kuzey Amerika’dakinden 6 kat, Avrupa’da olan erozyondan 17 kat daha fazla gerçekleşmiştir.

Türkiye’deki erozyonun başlıca nedenleri;

1- Arazi yapısının engebeli ve eğimli olması; Fazla eğimli arazilerde sağanak yağışlar sırasında toprak kolaylıkla sürüklenir.

2- Bitki örtüsünün yok edilmesi; Orman yangınları ve bilinçsiz kesimler eğimli arazilerin çıplak kalmasına sebep olmaktadır. Meralarda ve otlaklarda hayvanların aşırı şekilde otlatılması dengenin bozulmasına neden olmaktadır.

3- İklimlerin etkisi; Meydana gelen sağanak yağışlar neticesinde oluşan seller, bitki örtüsünün zayıf olduğu bölgelerde toprağın süpürülmesine sebebiyet vermektedir. Özellikle, toprak erozyonunu arttırıcı etkene sahip dere yataklarının ıslah edilmesi oldukça önemlidir.

4- Toprak ve ana kayanın etkisi; Fiziksel ve kimyasal özelliklerinden dolayı ana kayanın aşınma üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bitki örtüsü yok olmuş kumlu ve killi araziler, yüzey sularınca kolaylıkla aşındırılarak şekillendirilmektedir.

5- Arazilerin hatalı kullanılması; Ormanların yok edilerek tarım alanları haline getirilmesi, bozkır, çayır ve ormanlık bölgelerdeki otlakların aşırı şekilde hayvanlara otlatılması, anız örtüsünün yakılması, arazilerin eğim yönünde işlenmesi ve daha bir çok etken toprağın doğal dengesini bozmaktadır. Bunun sonucu olarak da erozyonlar artmaktadır. Rüzgarlar ve yağışın aşırı gerçekleştiği pek çok bölgede erozyon olmaktadır.

erozyon ve önlemler

Türkiye’de erozyona bağlı oluşan sorunlar:

Ülkemizde yaşanan erozyon nedeniyle, üst kısımdaki verimli toprak örtüsü sel suları ile sürüklenmekte ve tarımsal verim giderek azalmaktadır. Toprakların bir kısmı denizlere, göl ve barajlara taşınmakta, barajlar da kısa sürede toprakla dolmaktadır. Taşınan topraklar nedeniyle ortaya verimsiz ve kayalık araziler çıkmakta, ilerleyen zamanda da çölleşme riskini beraberinde getirmektedir.

Erozyonu önlemenin yolları nelerdir?

Mevcut bitki örtüsü korunmalı ve çorak araziler de ağaçlandırılmalıdır.

Tarım arazisi elde etmek için ormanların tahrip edilmesinin önüne geçilmelidir.

Nadas alanları azaltılarak, nöbetleşe sistemde ekim uygulaması yaygınlaştırılmalıdır.

Mera ve otlaklar aşırı şekilde otlatılmamalıdır.

Göl ve barajların su toplama alanlarının çevresi ağaçlandırılmalıdır.

Mera ve otlak hayvancılığından ziyade ahır hayvancılığı teşvik edilmelidir.

Arazilerin sürülmesinde eğime dik uygulama yapılmalıdır.

Aşırı rüzgar alan alanlarda rüzgarı kesmek amacıyla engeller yapılmalıdır.

Eğimli arazilerin işlenmesinde aşırıya kaçılmamalı, bu araziler taraçalandırılmalıdır.

Tarım arazilerinden hasat edilen ürünlerden sonra anız örtüsü yakılmamalıdır.

Akarsu ve dere yatakları ıslah edilmeli, erozyonla mücadele konusunda halk bilgilendirilmelidir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.