Menu

Elmas gezegen ve özellikleri

elmas gezegen

Gökyüzünün derinlikleri yani uzay, bilimin ortaya çıkışından bu güne insanları hep meraklandırmış, bu konuyla ilgili sürekli araştırmalar yapılmış ve birçok soruya cevap bulunmaya çalışılmıştır. Bilinen insanlık medeniyeti kadar eskiye dayanan astronomi, bir bilim dalı haline gelmiş ve büyük gelişmeler göstererek günümüze kadar ulaşmıştır.

Astronomide yaşanan gelişmelerin temelinde modern teknolojinin de büyük payı bulunmaktadır. Son teknoloji teleskoplar ve insansız uzay araçları uzayın derinliklerini önümüze sermeye başlamıştır. Bilim insanları da her geçen gün yeni bir keşif yapmakta, tüm insanlığı heyecana sürüklemektedir. Yapılan yeni keşiflerden biri de elmas gezegenin keşfidir. Tüm dünyada büyük merak uyandıran elmas gezegenin keşfi astronomi çevrelerinde de hayretle karşılanmıştır.

Keşfedilen elmas gezegenin özelliği ise, bilinen diğer gezegenlerden farklı olarak sadece bir kısmının değil gezegenin tamamının elmastan oluşmuş olmasıdır. Gezegenimizde çok nadir olarak bulunabilen ve az miktarda çıkarılabilen elmas, bu gezegenin tamamını oluşturmaktadır.

Bilim insanlarının yaptığı araştırmalardan elde edilen bilgilere göre, elmas gezegenin dünyaya olan uzaklığı yaklaşık 4 bin ışık yılıdır. Bu uzaklık gerek dünyanın gerekse güneş sisteminin içinde olduğu Samanyolu galaksisinin merkeze olan uzaklığının 8’de 1’i kadardır. Evrende milyarlarca yıldız ve gökcisimleri yer almaktadır ve bugüne dek birçok gezegen üzerinde yapılan araştırmalarda, gezegenlerin yapısında en fazla rastlanılan Hidrojen ve Helyum gibi gazlar elmas gezegenin yapısında az miktarda da olsa bulunamamıştır. Gökcisimlerinin yapısı incelendiğinde ekstrem durumlar dışında genellikle ana etken olarak gazları görürüz. Elmas gezegen de bu ekstrem durumlara örnektir ancak en ilginci olduğu söylenebilir.

elmas gezegenin özellikleri

Elmas gezegen ile ilgili gözlemler ve araştırmalar neticesinde elde edilen bulgulardan bir diğeri de Puslar adı verilen bir nötron yıldızının etrafında döndüğüdür. İncelemelerde nötron yıldızının ölmüş olduğu ve çapının da 20 km civarında olduğu belirlenmiştir. Elmas gezegenin, ölmüş Puslar gezegeninin etrafındaki dönüşünü de sadece 2 saat 10 dakikada tamamladığı, puslar gezegeninin de kendi etrafında döndüğü belirlenmiştir. Kendi etrafında 1 saniyede yüzlerce dönüş yapan bu nötron yıldızı, dönüşü sırasında çevreye de radyasyon yaymaktadır.

Elmas gezegeninin saptanması bir görüntüleme ile değil, kütle çekim hesaplamaları ile gerçekleşmiştir. Tamamı elmasla kaplı olan gezegenin merkezine doğru yoğunlaşan karbon elementine sahip olduğu da tespit edilmiştir. Gezegenin üst katmanlarında az miktarda da olsa oksijen olduğu düşünülmektedir.

Elmas gezegenin kütlesinin belirlenmesinde ise, güneş sisteminde yer alan Jüpiter gezegeni baz alınmıştır. Yapılan hesaplamalara göre, elmas gezegenin kütlesinin Jüpiter’in kütlesinden 20 kat daha yoğun olduğu tespit edilmiştir. Dünyamız ile kıyaslandığında Jüpiter Dünya’dan kütle olarak 316, hacim olarak da 1500 kat daha büyüktür. Buna bakarak bir karşılaştırma yapıldığında ne kadar büyük rakamlardan bahsedildiğini anlamak hiç de zor değil.

Elmas gezegenin 4 bin ışık yılı mesafede oluşu, en son teknoloji gelişmiş ekipmanlarla da olsa hakkında fazla bilgi edinilmesini engellemekte ve gizemini korumaya devam etmesini sağlamaktadır.Bundan dolayı da, bilim insanlarını sürekli tahmin yürütmeye zorlamaktadır.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.