Menu

Elektriği kim buldu elektiriğin tarihi

elektirik-lamba

Elektriği kim icat etti

Antik Yunan’da kehribarın sürtünmesi ile diğer nesneleri çektiğini gözlemlenmiş ve bu güce elektrik adını vermişler elektrik kavramı ilk kez burda kullanılmıstır. yani antik yunan’da bi amca bulmustur elektrigi.

Gerçekten ilginç bir konu ve merak kaynağı olan elektrik, aslı bilinmeksizin binlerce yıl insanı meşgul etmiştir. Bugün bile elektriğin tam anlamıyla ne olduğunu kesinkes biliyoruz sayılamaz.

Günümüzde kesinlikle bilinen, maddenin elektrikle yüklü çok küçük zerrecikleri ihtiva ettiğidir. Bu çıkış noktasından şekillenen kurama (teoriye) göre, elektrik, elektronların ya da elektrik yükü taşıyan öteki zerreciklerin hareketli bir akışıdır.

“Elektrik” deyimi, Yunanca “elektron”dan gelmektedir.Bunun anlamını mı merak ediyorsunuz ? Yunanca “elektron” kelimesi, bildiğimiz “amber” karşılığıdır. Açıklamadan da anlaşılacağı gibi, İsa’dan 600 yıl önce, Yunanlılar bir yere devamlı olarak sürtüştürülen, böylece kızan amberin ,mantar ve kağıt parçaları türünden hafif maddeleri çekebilme yeteneğini biliyorlardı.Buna rağmen,1672 yılına kadar bu konuda kayda değer bir gelişme olduğu söylenemez. 1672 yılında, Otto von Guericke adında bir adam,elini hızla dönen bir sülfür (kükürt) kürenin karşısına tutarak, daha güçlü elektrik üretti.

1729 yılında ise, Stephen Gray,bazı maddelerin (örneğin metaller) bir yerden başka bir yere elektrik ilettiklerini keşfetti. Bu tür maddeler “kondüktör-iletken” diye tanımlandılar. Cam,kükürt,amber,balmumu gibi diğer bazı maddelerde elektriği taşımıyor,bir yerden bir yere iletmiyorlardı.Bunlara genel olarak “yalıtkan” adı verildi.

Aynı doğrultuda son derece önemli bir başka adım, 1733 yılında du Fay adında bir Fransızın negatif ve pozitif elektrik yüklerini bulması olmuştur. Du Fay, negatif ve pozitif şarjların (elektrik yüklerinin),iki ayrı tür elektrik olduğunu sanmıştı.

Gene de, elektriğin gerçeğe en yakın tanımlamasını yapan Benjamin Franklin’dir. Benjamin Franklin’in fikrine göre, tabiattaki bütün maddelerin bünyesinde “elektriksel bir akış” vardı. Belirli iki madde arasındaki sürtünme, bu akıştan bir kısmının, miktar bakımından fazlalık meydana getirecek şekilde öteki maddeye geçmesine sebep oluyordu. Bugün, bu akışın negatif yüklü elektronlardan oluştuğunu söyleyebiliyoruz.

Elektrik konusunda en önemli gelişmelerin, 1800 yılında Alessandro Volta tarafından ilk pilin (bataryanın ) keşfiyle başladığı tartışma kabul etmeyen bir gerçektir.Söz konusu batarya, ilk devamlı ve güvenilir elektrik kaynağı olmak niteliğiyle, öteki buluşlar ve uygulamalar yolunda dünyaya kılavuzluk etmiştir.

alıntı

65 Yorum yapılmış
  1. Aysekalnszliogl Cevapla
  2. maho Cevapla
  3. Meryem Cevapla
  4. onur Cevapla
  5. onur Cevapla
  6. melis Cevapla
  7. emre Cevapla
  8. songül Cevapla
  9. songül Cevapla
  10. adanalı esmer Cevapla
  11. isimsiz Cevapla
  12. taha Cevapla
  13. ayşe Cevapla
  14. berna Cevapla
  15. ŞİLAN Cevapla
  16. saçma Cevapla
  17. mehmet Cevapla
  18. ferhat Cevapla
  19. ferhat Cevapla
    • taha Cevapla
  20. buse Cevapla

Yorum yapmayı unutmayın!

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.