Menu

Ebola Virüsü Hastalığı Nedir ?

ebola-virusu-hastaligi-nedir

Ebola virüsü hastalığı nedir?

Ebola virüsü hastalığı (“EVH” olarak da adlandırılır), insan vücudunda ortaya çıkan kanamalı ateş belirtileri gösteren bir hastalıktır. Enfeksiyonel bir hastalık çeşidi olan ebola virüsü hastalığı, ciddi anlamda ağır bir hastalıktır ve vücutta ölümcül olarak seyretmektedir. Ebola virüsü hastalığına yakalanan hastaların geneline bakıldığında hastalığın ölümle sonuçlanma oranı yüzde doksanlık bir civardadır. Ebola virüsü hastalığının belirtileri genelde yüksek derecede ateşlenmeler görülmesi, kaslarda ağrıların yaşanması, boğaz bölgesinde ağrıların yaşanması ve ağır baş ağrılarının görülmesi şeklinde kendini belli eder. Bu belirtiler ya virüse yakalanıldıktan sonraki iki gün içerisinde ya da üç haftaya yayılabilen bir süreçte ortaya çıkar. Bu belirtilerin yanında sürekli kusma, midenin mütemadiyen bulantı halinde olması, ishal durumuna yakalanma, böbreklerde ve karaciğerde fonksiyon kaybı gibi belirtiler de sıklıkla görülmektedir. Saydığımız belirtilerin görüldüğü bireylerde kanama gibi daha ciddi sorunlar da ortaya çıkmaya başlar. Ebola hastalığı virüsü, tarihte ilk kez 1976 yılında ortaya çıkmıştır. O dönemlerde ismi “Zaire” olan ve şuanda kullanılan ismi “Demokratik Kongo Cumhuriyeti” olan, Ebola nehri yakınlarında yer alan bölgede görülen ebola hastalığı virüsü, o yıllardan itibaren zaman geçtikçe Afrika’da da vakaları görülebilen bir hastalık olmuştur. 2014 yılında Batı Afrika’da bir anda ortaya çıkan ebola hastalığı virüsü, 4 Ağustos 2014 tarihinden itibaren Dünya Sağlık Örgütü’nün sunduğu verilere göre 1711 vakanın 932 kişisi (bu oran yaklaşık %55-%60’lık bir orana tekabül etmektedir) ebola virüsü hastalığı yüzünden vefat etmiştir. Ebola virüsünün yarattığı salgın, bugüne kadar Batı Afrika’da yaşanmış en büyük salgın olarak kayıtlara geçmiştir. Batı Afrika’da salgın başladıktan sonra Sierra Leone, Gine ve Liberya’yı da vurmuştur.

Ebola virüsü hastalığının türleri nelerdir?

Ebola hastalığını yaratan virüs, Filavirus adındaki virüs ailesinden Ebolavirus cinsine ait olan bir virüs çeşididir. Esasen bir RNA virüsü olan rbola hastalığı virüsü kendi içerisinde de 5 farklı türe ayrılmaktadır. Bu türlerin isimleri şunlardır;

Tai Forest (Ivora Coast) ebolavirus (“TFEV” olarak da adlandırılır)

Zaire ebolavirus (“ZEV” olarak da adlandırılır)

Reston ebolavirus (“REV” olarak da adlandırılır)

Sudan ebolavirus (“SEV” olarak da adlandırılır)

Bundibugyo ebolavirus (“BEV” olarak da adlandırılır)

Saydığımız bu beş farklı ebola virüsü türünden, sadece reston ebola virüsü türü haricindeki tüm türler Afrika bölgesinde geniş çaplı salgınlar yaratmışlardır. Reston ebola virüsüne ise Çin Halk Cumhuriyeti’nde ve Filipinler’de rastlanmış, fakat bu virüs yüzünden bu bölgelerde herhangi bir ölümle sonuçlanan vaka kayıtlara geçirilmemiştir.

Ebola virüsü hastalığı nasıl bulaşır?

Bugüne kadar yapılan araştırmalarda hastalığın net bir şekilde tam olarak neyden oluştuğu ve nasıl yayılma aşamasına geldiği belirlenememiştir. Ancak bulunan en net olgu, virüsün bir şekilde hayvanlardan insanlara geçerek bir insan hastalığı olarak da ortalığa çıkması durumudur. Ebola virüsüne sahip hayvanlar (meyve yarasaları ve maymunlar gibi) insanların bir şekilde kanıyla ya da bir vücut sıvılarıyla temas halinde olduklarında insan metabolizmasına da ebola virüsünü bulaştırmaktadırlar. Ancak hava yoluyla virüsün oradan oraya yayıldığına dair bir kanıt olmadığı için bu şekilde bir bulaşmadan söz edilememektedir. Özellikle Afrika’daki ormanlarda bulunan ölü haldeki antiloplarda, gorillerde, şempanzelerde, kirpilerde, yarasalarda ve maymunlarda yapılan incelemeler sonucunda ebola virüsüne rastlanmıştır. Ebola virüsüne sahip bir hayvanın kanı, vücudundaki herhangi bir sıvısı, cinsel sıvısı ve çürümekte olan bedeninde açıkta kalmış organları bulaşıcılık açısından tehlikeli durumlar içermektedir. İnsanların bu saydığımız maddelerle bilerek ya da istemeden temas etmesiyle mukozalardan ya da insan derisinde oluşmuş çizikler ve çatlaklardan ebola virüsü kolayca bünyeye yerleşebilmektedir.  Vücudunda virüsü barındıran kişi artık taşıyıcı olmuştur ve o kişinin de kanıyla, vücut sıvılarıyla, cinsel sıvılarıyla ya da öldükten sonra açıkta kalan organlarıyla herhangi bir temas halinde bulunulması karlı taraftaki kişinin de çok kolay şekilde virüsü almasını sağlamaktadır. Bu virüs kişiye bulaştıktan sonraki süreçlerde ilk olarak ateşlenme yaratarak kendisini göstermektedir. Daha sonrasında da az önce saydığımız belirtiler git gide ağırlaşarak oluşmaktadır. Hastalıktan kurtulan kişiler, hala vücut sıvılarıyla uzun süre hastalığın virüsünü etrafa saçabilmektedirler. Hatta iyileşen kişi bir erkekse, iyileştikten sonraki 61 gün boyunca cinsel ilişkide bulunursa partnerine menisi yoluyla dahi bu virüsü bulaştırabilmektedir. Kişinin virüsten dolayı vefat etmesi virüsün bulaşıcılığını yitirmesi anlamına gelmez çünkü ebola virüsü cansız bedende de bir kaç gün boyunca aktifliğini koruyabilmektedir. Bunun dışında hastaların tedavi süreçlerinde de sağlık çalışanlarının çok dikkatli olması ve sürekli koruyucu kıyafetlerle hastaya müdahale etmelidir.

Ebola virüsü hastalığının tedavisi nedir?

Ebola hastalığına yakalanan kişilerin tedavi edilmesi için daha çok net bir tedavi yöntemi geliştirilememiştir. Sadece önlem olarak hafif tatlı ve hafif tuzlu içme suyu terapisi uygulanabilmektedir. İntravenöz içerikteki sıvılar da hastalara verilmektedir ancak kesin sonuç sağlayamadıkları için bir yandan da aşı geliştirme çabalarında bulunulmaktadır. Fakat günümüzde dahi hala ebola hastalığı virüsünü kesin yok edici bir aşı bulunamamıştır.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.