Menu

Dünyanın en ürkütücü mekanları

dünyanın en ürkütücü mekanları

Isla de las Munecas – Meksika: Türkçe karşılığı oyuncak bebekler adası, ilk bakıldığında sanki bir film seti veya kabus gibi görünüyor. Bunun nedeni, adanın her yerinde yüzlerce oyuncak bebeğin olması. Bu bebekler kirli elbiseleri, dolaşık saçları, yuvalarından fırlamış gözleri, kopmuş kol ve bacakları ile bu adada bir araya gelmişler. Bunun hikayesi de oldukça ilginç; Bu yapay adanın yer aldığı arazi daha önceden Don Julian Santana adındaki bir çiftçininmiş. Anlatılanlara göre, 1950 yılında küçük bir kız çocuğu yakınlardaki bir su kanalında boğulmuş ve kız çocuğunun ruhu Santana’yı rahatsız etmeye başlamış. Santana da kendisini hayaletlerden korumak maksadıyla, çöplerden ve sokaklardan oyuncak bebekler toplayarak buradaki ağaçlara asmaya başlamış. 50 yıldan uzun bir sürede 1.500’den fazla oyuncak bebek toplayarak adayı bu hale getirmiş. 2001 yılında ölen Santana’nın mezarı da adada bulunmakta. Günümüzde turistik bir mekan haline gelen bu adayı Santana’nın kuzeni olan Anastasio işletmektedir. İşletmesini yürüten Anastasio, geceleri bebeklerin birbirleriyle fısıldaştıklarını ve ölen kız çocuğunun ruhunun hala adada olduğunu söylemektedir.

oyuncak bebek adası

Paris Yer altı Mezarlığı – Paris, Fransa: Söylentilere göre, 700’lü yıllarda Paris’te ortaya çıkan veba salgınında ölenlerin cesetleri kilise kararıyla kireç ocaklarında yakıldı. 1844 yılında yapılan kazı çalışmalarına kadar bu kireç ocakları gizli olarak kaldı. Daha sonra Paris metrosunun inşaatı sırasında, Paris’in altının bu salgında ölenlerin mezar odalarıyla kaplı olduğu fark edildi. Bu mezarlarda binlerce insan kafatası ve iskeleti bulundu.

Easter adası – Şili: Bu ada taşta oyularak yapılmış dev boyuttaki heykelleri ile ünlüdür. 20 metrelik bu dev heykellerin ağırlıkları ise 90 tonu buluyor ve gizemlerini hala koruyorlar.

Mutter Müzesi – ABD: Oldukça geniş kafatası koleksiyonuna ev sahipliği yapan bu müzenin kuruluş amacı, doktorların anatomi ve anormal durumlar konusunda eğitilmeleri için kurulmuş.

truk lagün

Truk Lagoon – Mikronezya: Hawaii takımadalarının güneydoğusunda yer alan Truk Lagün’ünde 60’tan fazla Japon donanmasının büyük bir bölümünü oluşturan gemi batığı ve 1944 yılında buraya düşen Japon 4. filosuna ait savaş uçakları vardır.

Sonora Cadı Pazarı – Meksika: Gelecek ile ilgili bilgi almak isteyen binlerce Meksikalı yolcu ve turist ile dolup taşan Sonora cadı pazarında, gizemli iksirler, yılan kanı ve şans getirdiği düşünülen kurutulmuş sinekkuşları da satılmaktadır.

The Winchester House – California, ABD: İddiaya göre, bir cephane fabrikasının varisi durumundaki Sarah, Winchester’da bir falcıya gider. Falcı ona yaşamı boyunca hayaletlerin peşini bırakmayacağını, batıya giderek orada bir ev yaptırmasını ve evin inşaatının da ölümüne dek devam etmesi gerektiğini söyler. 1884 yılında başlanan ev inşaatı, Sarah’ın ölümüne yani tam 38 yıl boyunca devam eder. Evi ziyaret edenler hayaletlere inanmasalar da evin içinde hayalet gördüklerini söylüyorlar.

Çernobil – Ukrayna: Çernobil nükleer faciasından sonra binlerce kişi yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kaldılar. Çernobil’de o günü yaşatan izleri hala bulmak mümkün. Parklarda bırakılan oyuncaklar ve masaların üzerindeki günlük gazeteler buna en iyi örnek.

Manchac Bataklığı – Louisiana, ABD: Burası hayalet bataklık adıyla da bilinmektedir. Söylentilere göre, bataklık 20’li yıllarda tutsak edilen Voodoo kraliçesi’nce lanetlenmiş. Bataklık bölgesinde kurulan 3 küçük köy ise 1915 yılındaki bir fırtınada yok olmuştur.

Mary King’s Kilisesi – Edinburgh, İngiltere: 17. yüzyılda, veba hastalarına ev sahipliği yapan ve insanların ölüme terk edildikleri bu kilisede, ziyaret edenlerin kollarına ve bacaklarına dokunan görünmez bir yaratığın olduğu söylenmektedir. Bu bölgede yaşayan halk, 1645 yılında bu kilisede veba yüzünden ölüme terke edilen Annie adındaki bir kızın hayaleti olduğuna inanmaktadırlar.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.