Ana Sayfa > Sağlıktitle_li=şifalı bitkiler > Doğadan gelen şifa
DoÄŸadan gelen ÅŸifa
Reklamlar
Yabani deli iÄŸde meyvesi
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Süleyman, mide asidini baskılamadan, artırmadan ya da azaltmadan, midenin doğal fonksiyonlarını etkilemeden, değiştirmeden mide ülserini tedavi eden ilaçlar üzerine önemli çalışmalarının bulunduğunu belirterek, 1997 yılından beri yabani deli iğde meyvesinin ülsere ve diğer bazı rahatsızlıklara olan iyileştirici etkileri üzerine çalışmalar yaptığını söyledi.
Prof. Dr. Süleyman, yabani deli iğde meyvesinin karaciğer hasarını önlediğine dair bir çalışmasının da 2010 yılında Pharmaceutıcal Biology dergisinde yayımlandığını bildirdi.
Yabani deli iÄŸde meyvelerinden ekstre elde ettiÄŸini belirten Süleyman, şöyle devam etti: ”Yabani deli iÄŸde meyvelerinden elde edilen ekstre mide asidini baskılamadan, artırmadan ya da azaltmadan sadece mide ülserlerini iyileÅŸtiriyor. Buna ilaç demem yanlış olur. Bu bir ekstre. Hayvanlar üzerinde denedik. Yüzde 100 ülseri iyileÅŸtirici etkisini gördük. Mide asidini baskılamadan, artırmadan ya da azaltmadan sadece mide ülserlerini iyileÅŸtiriyor.”
Gün kurusu kayısısı
İnönü Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Selim DoÄŸanay’ın danışmanlığında bilimsel çalışmasını yürüten göz hastalıkları uzmanı Cem Düz, yaptığı açıklamada, kataraktın önlenmesinde antioksidanların ve kullanılan gıdaların önemli rolü bulunduÄŸunu, bu nedenle de çalışmalarında kayısının katarakt üzerinde etkisinin olup olmadığını incelediklerini belirtti.
Kayısıda birçok vitamin ve antioksidan düzeyine sahip bileşen bulunduğuna işaret eden Düz, yaptıkları çalışmayla kayısının ilk kez göz üzerindeki etkisinin araştırıldığını vurguladı.
Deney hayvanları sıçanlarla 20′ÅŸerli gruplar halinde çalıştıklarını ve bunları 3 gruba ayırdıklarını anlatan Düz, deney hayvanlarının ilk gruba normal yem verildiÄŸini, diÄŸer iki gruba doÄŸumlarının onuncu gününden itibaren katarakt yapıcı bir ilaç uygulandığını belirtti. İlaç verilen iki grup deney hayvanından bir grubun sürekli olarak içeriÄŸinde organik gün kurusu kayısının bulunduÄŸu yemle beslendiklerini kaydeden Düz, ”Çalışmanın ikinci ayında kayısı yemiyle beslenen grubun ilaç enjekte edilen ikinci gruba göre katarakt oluÅŸumunun çok çok az olduÄŸunu ve sıçan kanı ve lenslerindeki antioksidan düzeylerinin diÄŸer gruplara nazaran daha yüksek olduÄŸunu tespit ettik” diye konuÅŸtu.
AraÅŸtırmanın danışmanı İnönü Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Selim DoÄŸanay da gözdeki lensin saydamlığını yitirmesiyle oluÅŸan katarakt hastalığının dünyada göz konusunda en fazla yapılan cerrahi iÅŸlemlerin başında geldiÄŸini dile getirdi. DoÄŸanay, çalışmanın kayısının göze olan etkisini gösteren dünyadaki ve Türkiye’deki ilk çalışma olduÄŸunu, bilimsel çalışmanın sonuçlarının Türk Oftolomoloji DerneÄŸi’nin Ulusal Kongresi’nde sunduklarını ve çok olumlu tepkiler aldıklarını, Nisan ayında da Amerikan Katarakt Cemiyeti’nin toplantısında da tebliÄŸ olarak sunacaklarını kaydetti.
Karanfil her derde deva
İbrahim Çeçen Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhami Gülçin tarafından yapılan bir araÅŸtırmada, karanfilin birçok hastalığa iyi geldiÄŸi tespit edildi ve bu araÅŸtırma dünyadaki birçok bilimsel dergide yer aldı. Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi de Prof. Dr. Gülçin, yaptığı açıklamada, karanfil bitkisinin asıl vatanının Hindistan olduÄŸunu belirterek, dünyadaki üretiminin yüzde 80′inin Tanzanya’da yapıldığını anımsattı.
Türkiye’de karanfilin yaygın olarak kullanıldığını vurgulayan Gülçin, 100′den fazla hastalığın sebebi olan serbest radikallerin antioksidanlar tarafından giderildiÄŸini belirterek, karanfilin su ekstresini kullanarak, bu konuda bilimsel bir araÅŸtırma yaptıklarını vurguladı. Çalışmada, önemli sonuçlar elde ettiklerinin altını çizen Gülçin, ”Gerçekten çok ilginç sonuçlar elde ettik. Çünkü kullandığımız karanfilin su ekstresinin, standart antioksidan bileÅŸkeleriyle kıyasladığımızda önemli bulgular tespit ettik” dedi.
Karanfilin su ekstresinden sonra, karanfil yağı üzerine de bir araÅŸtırma yaptıklarını ifade eden Gülçin, ‘Günde 3-5 bardak karanfil çayını içmek, stres, sıkıntı, yorgunluk gibi psikolojik sıkıntılardan korur.
Özellikle enfeksiyonlara karşı çok etkili. Karanfil birçok hastalığın temel sebebi olan alzheimer, parkinson, diyabet gibi hastalığın nedeni olan olan serbest radikalleri gideriyor. Kısacası, enfeksiyon ve kronik hastalıklarına karşı karanfil tomurcuklarının çok güzel bir ÅŸekilde kullanılabileceÄŸini biz bilimsel olarak ispatladık” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Karanfili çok fazla tüketmenin zararlı olabileceÄŸine dikkati çeken Gülçin ”Karanfil üzerine yaptığım çalışmalarım, dünyada bu konudaki en saygın dergilerde yayımlandı. 2004 yılında ”Food Chemistry”de, 2010 yılında ”Arabian Journal Of Chemistry”de, 2011 yılında ise ”Journal of Medicinal Food” dergisinde bilimsel araÅŸtırmalarım yayımlandı. Food Chemistry’deki makalem yüzün üzerinde atıf aldı. Dünyadaki birçok bilim adamının aldığı atıftan daha fazla atıf aldı makalem” diye konuÅŸtu.
Kaynak: Sabah.com.tr
































bitkisel çözümlerin yayarlarına inaıyorum.lütfen daha fazla yer verin.teÅŸekkürler selamlar…
YÜCE YARADAN, AKLINI KULLANAN KULLARINA HER DERDİN DEVASININ VE HER TÜRLÜ GELİŞMENİNİN ÖRNEKLERİNİN DÜNYADA OLDUĞUNU, BUNLARIN DA İLİMLE BULUNACAĞINI GÖNDERDİĞİ HER KİTABINDA BİLDİRMİŞTİR.AKLINI KULLANARAK İLİM YOLUNU SEÇEN ULUSLAR DAİMA İLRLEMEYE DEVAM ETMEKTEDİRLER.
ŞİFA ALLAHTAN