Menu

Çanakkale Savaşı

canakkale-savasi

Çanakkale savaşı nedir?

Türk tarihinde bağımsızlık mücadelesi anlamında tarihe adını altın harflerle yazdıran Çanakkale savaşı, Türk ordusunun çok büyük kayıplar vermesine rağmen büyük başarılar sağladığı galibiyetlerinden biridir. Bu kadar önem arz eden bu mücadele, Çanakkale Savaşı ne zaman oldu diye bakıldığında tarihler 1915-1916’yı göstermektedir. Bu tarihlerde 1. Dünya Savaşı devam ederken, bu savaş sırasında Gelibolu Yarımadası’nı ele geçirmek isteyen İtilaf devletleri ve Osmanlı İmparatorluğu askerleri tarafından bu mücadele gerçekleştirilmiştir. O dönemlerde İtilaf devletlerinin ilk amacı; karadan ve denizden müdahalelerle Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul’u ele geçirerek bu şekilde İstanbul Boğazlarını ve Çanakkale boğazlarını da ele geçirmek olmuştur. Bunun dışında bir yandan Rusya devletiyle güvenilir bir erzak tedarik yolu ve asker ikmal etme yolu bulmak ve İstanbul’u ele geçirerek Almanya’nın 1. Dünya Savaşı’nda önemli müttefiklerinden birini savaş dışı bırakmak diğer hedefleri arasında yer almaktadır. Bu savaşın başlangıcından sonuna kadar her iki taraf da çok ağır kayıplar vermiş ve sonunda İtilaf devletleri mağlup olarak yarım adadan çekilmek durumunda kalmışlardır. O yıllarda Osmanlı, Almanya’nın Rusya’ya savaş ilan etmesinin hemen ardından ertesi gün kendisiyle bir ittifak kurma antlaşması imzalamıştır. Bu belgeye göre, her durumun sonunda Osmanlı Devleti Almanya’nın yanında İttifak güçleriyle birlikte savaşa katılma durumunda kalacaktır. Devlet işlerinde bu konularda yetkili olan Enver Paşa, tamamiyle Osmanlı’nın savaşa girme durumunu Çanakkale Boğazı‘nda savunmanın daha tam olarak tamamlanamamasını ve seferberliğin hala tam gerçekleştirilmemiş olmasını bahane göstererek ertelemeye çalışsa da Almanya Osmanlı’yı derhal savaşa katılması için baskılar hale gelmiştir. Bu baskılar neticesinde Akdenizde duran İngiliz donanmalarının İstanbul boğazına gelmesi durumu meydana çıkmış ve bu durumdan sonra Osmanlı donanmasının Karadeniz’de Rusların limanlarını bombalamasıyla otomatikman Osmanlı da savaşın içerisine katılmış olmuş ve Rusya Osmanlı İmparatorluğu’na savaş açmıştır.

 

1914 yılında Winston Churcill, Çanakkale Boğazı’nın bir donanma vasıtasıyla geçilip İstanbul’u ele geçirilmesi planını Birleşik Krallığın başbakanı olan isim Herbert Asquith’e vermiştir. Sonrasında plan hemen uygulamaya konularak hem Fransız gemileri hem de Birleşik Krallık gemileri donanmalarıyla Çanakkale Boğazı’na çok geniş kapsamlı saldırılarına başlamışlardır. 1915 yılının Şubat ayında başlayan saldırılar günlerce devam ederek en ağır saldırı 18 Mart 1915 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Bu saldırılar sonrasında Osmanlı donanmasından ağır darbeler yiyen Birleşik Krallık donanmaları, planladıkları deniz üzerinden harekattan vazgeçmek durumunda kalmışlardır. Durumun denizden halledilemeyeceğini anlayan İtilaf kuvvetleri, bu sefer planın karadan olan harekat kısmını devreye sokmuşlar ve yine Çanakkale Boğazı’na girip Osmanlı’nın sahil kısmındaki topçu bataryalarını ele geçirmeyi hedeflemişlerdir. Bu plan uğruna hazırlanan Fransız kuvvetleri ve İngiliz kuvvetleri, 25 Nisan 1915 tarihinde şafak vaktinde Gelibolu Yarımadası’nda 5 adet farklı noktadan karaya çıkmışlardır. Başlarda güçlü gibi gözüken ve Arıburnu sahiliyle Seddülbahir sahilini ele geçiren İngiliz kuvvetleri ve Fransız kuvvetleri, bir süre sonra Osmanlı donanmasının ağır taarruzu karşısında tekrardan ezilmiş ve yine Gelibolu Yarımadası’nı işgal edememişlerdir. Yine yenilmeyi hazmedemeyen İtilaf devletleri kuvvetleri Arıburnu’nda yer alan Suvla koyuna 6 Ağustos’ta yine bir çıkarma düzenlemişlerdir. Çatışmalar devam ederken Kurbay Albay Mustafa Kemal, 1. Anafartalar Muharebesi’nin gerçekleşmesini sağlayarak düşman kuvvetlerin geri çekilmesini sağlamıştır. Bu müdahaleden sonra ertesi gün Conk Bayırı’na bir çıkarma daha gerçekleştirilmiş ve Anzak birlikleri bölgeden adeta püskürtülmüştür. Bu müdahaleden sonra Anzak kuvvetleri ve İngiliz kuvvetleri 2. Anafartalar Muharebesi’ni düzenlemişler ve tekrar tekrar yenilgiye uğramışlardır. Osmanlı savunmasını aşamayacağını anlayan düşman kuvvetler en sonunda Aralık 1915’te bölgeden çekilmek durumunda kalmışlardır.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.