Menu

Çamaşır Makinesini Kim Ne Zaman İcat Etti ?

camasir-makinesini-kim-ne-zaman-icat-etti

Çamaşır yıkamanın tarihsel süreci

Günümüz teknolojilerinin hayatımızın her alanında bize sağladığı faydalar yadsınamaz durumdadır. Ancak bu teknolojiden çağlar önce ihtiyaçlar aynı noktalarda birleşse de imkanlar çok kısıtlı durumdaydı. Çamaşır yıkamak, kadınların hayatında en az 2 günlük bir süreç olarak yer almaktaydı ve gerçekten çaba gerektiren bir meşgaleydi. Çamaşır yıkamaya karar verildikten sonra en az 1 gün önceden hazırlıklara başlanmaktaydı. Meşe odunları toplanarak bir gaz tenekesinde bekletilir, daha sonra bir kazanın içerisinde uzun süre kaynatılırdı. Kaynama bittikten sonra bu su ateşin üzerinden indirilerek bekleme sürecine bırakılırdı. Suyun içerisindeki küllerin iyice dibe çöküşü gözlemlenir, tam olarak çöküş meydana gelince suyun çamaşır yıkanması için hazır olduğu anlaşılırdı. Çamaşır yıkamaya başlanırken bu önceden hazırlanmış küllü su ile o an kaynatılmaya devam edilen başka bir sıcak su birlikte kullanılırdı. Bu oranlama genelde “iki tas sıcak suya 1 tas küllü su” şeklinde yapılmaktaydı. Bu sular birleştirilerek bir leğende toplanır ve karıştırılır, bu leğendeki suya çamaşırlar konularak sabunla beraber çitilenirdi. Tabi bu süreçlerde en sıkıntılı olay çamaşır yıkayan kadınların ellerinin zarar görmesiydi. Çünkü hem küllü suyun deride yarattığı zarar, hem sabunun cilde zararı hem de bazı kadınların bunlarla da yetinmeyip suyun içerisine çamaşırların daha da temiz olması adına ekledikleri soda, çitileme esnasında hem ellere hem tırnaklara oldukça zarar vermekteydi.

1900lerdeki-camasir-makineleri

Çamaşır makinesinin icadı

İlk olarak 1782 yılında Londra asıllı Henry Sidgier’in ortaya çıkardığı bir aletle, çamaşır makinasının icadının temelleri atılmıştır. Bu alet genel yapısı itibariyle altıgen bir çamaşır teknesiydi. Bu çamaşır teknesinin içerisine yerleştirilen çubukların aralarına çamaşırlar sıkıştırılmaktaydı. Bu tekne denilen yapının iki ucu iki farklı askıya asılıp daha sonra kol gücünden yardım alınarak çevirilmeye başlanıyordu. Normal elde yıkanan çamaşır yöntemiyle kıyaslandığında açık ara daha yorucu ve güç isteyen bu yöntem ayrıca zaman olarak da daha uzun bir saat diliminde çamaşır yıkama işleminin gerçekleşmesine sebep oluyordu. Bu aletle yıkanan çamaşırlar daha sonra ıslak bir şekilde bu tahtaların arasına konularak sularının süzülmesi sağlanıyor ve ütülenmiş gibi kırışıklıkları gideriliyordu. 1858 yılında Amerikalı Hamilton Smith, ilk çamaşır makinesi olarak kabul edebileceğimiz makinayı üretti ve bu makinanın patentini aldı. Bu ilk sayılan çamaşır makinelerinin çalışma prensibi, büyük boyutlardaki teknelerin çarklarının dönmesiyle oluşmaktaydı. Makinelerin dış kısmında yan tarafında bulunan kol, yine insan gücüyle çevrilerek içerideki çamaşırların ve suyun dönmesi sağlanır, böylelikle çamaşırlar yavaş yavaş temizlenmeye başlanırdı. Bu makinaların prensibi de günümüzdekilere yakın olsa da yine en büyük sorunu insan gücüne dayalı çalışmaya bağlı olmasıydı.

camasir-yikayan-anne-ve-kiz

Daha sonra 1908 yılında Amerikan asıllı J. Fisher, içerisinde bir elektrik motoru bulunan çamaşır makinesi geliştirmiştir. Bu alet, ilk motorlu çamaşır makinesi sayılmaktadır. Bu makineler de çalışma şekli olarak teknenin orta kısmında yer alan karıştırıcı sayesinde çamaşırların hem yukarı hem aşağı, hem sola hem de sağa hareket etmesi sağlanmış; bu sayede çamaşırlar içeride dönüp karışarak yıkanmaya devam etmişlerdir. İlerleyen dönemlerde bir İngiliz firmasının aklına dahiyane bir fikir gelmiş ve bu karıştırıcıyı makinanın iç düzeneğine yerleştirmiştir. Bu karıştırıcı makinenin içerisinde bir pervanenin hızıyla eşit hızda dönerek (çamaşırlara da değmeden) suyu şiddetli bir biçimde karıştırmakta, çamaşırların bu hızda iyice karışarak daha iyi yıkanmasını sağlamıştır. Bu makineler günümüzdeki çamaşır makinelerinin sahip olduğu teknolojiye en yakın teknolojilere sahip makinelerdir. Günümüz makinelerinde genel olarak hızlı bir şekilde çamaşır yıkamanın haricinde bir çok görevi daha üstlenmektedir. İlk olarak yıkadığı çamaşırların suyunu sıkan makine, daha sonra bu çamaşırları makinenin içerisinde büyük bir hızla döndürmektedir. Makinenin içeriğinde bulunan merkezkaç gücüyle ıslak halden nemli hale geçerler.

Türkiye’de çamaşır makinelerinin tarihsel süreci

Türk kadınlarının çamaşır makinesine olan talepleri 1950’lere dayanmaktadır. O yıllardan itibaren 1959 yılında Arçelik, 1960 yılında Profilo markaları seri bir şekilde çamaşır makinesi üretimine geçmişlerdir. Bugün bu tip ürünlerin üretildikleri piyasada 18 farklı şirket bulunmaktadır. Ancak dikkati çeken kısım Profilo ve Arçelik markalarının toplam sektör üretiminin %53’lük bir kısmını karşıladıklarıdır.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.