Ana Sayfa » Foto belgesel » Caber Kalesi – Türkiye dışındaki tek türk toprağı

Caber Kalesi – Türkiye dışındaki tek türk toprağı

Reklamlar



Caber Kalesi, Türkiye’nin Türkiye sınırları dışında sahip olduÄŸu tek kara parçasıdır. Suriye’nin kuzeyinde ve Fırat nehrinin sol kıyısında kalan bu kalede 1921 yılından beri Türk bayrağı dalgalanmaktadır.

İslamiyet’ten önceki devirde ve İslamiyet’in baÅŸlangıcı sırasında “Davsara” olarak bilinen yer Müslüman coÄŸrafya âlimleri tarafından “Davsen” olarak adlandırılmıştır.

Hicri 5. asırda Benî KuÅŸeyrli Ca’ber tarafından zaptedildiÄŸi için, bu isimle şöhret bulmuÅŸtur.

Bu kale, 1087′de Sultan Celâleddîn MelikÅŸah tarafından zapt edilmiÅŸ ve Halep’teki Ukaylilerin sonuncusu Sâlim’e verilmiÅŸtir.

1146′da Musul Emîri Atabeg Zengi tarafından kuÅŸatılmış ise de, ölümü üzerine zapt edilememiÅŸ, ancak daha sonra bu kale, Ukayliler tarafından Atabeg Zengi’nin oÄŸlu Nûreddîn Zengi’ye teslim edilmiÅŸtir.

Memluklüler zamanında Haleb’e baÄŸlanan kale, Kılavun’un hükümdarlığının son zamanlarında tamir edilmiÅŸ sonra da Döğer adlı Türkmen Boyunun eline geçmiÅŸtir.

Bugünkü Rakka ÅŸehrinin 50 km. batısında ve Halep’in 110 km. güneydoÄŸusunda bulunan Caber Kalesi, Yavuz Sultan Selim devrinde Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in dedesi Süleyman Bin Kaya Alp’ın mezarı da buradadır.

Süleyman Bin Kaya Alp, Malazgirt Zaferi’nden sonra 1071′de Ahlat, Erzurum ve Erzincan bölgesinde 7 sene kalıp bu bölgeden güneye inmeye karar vermiÅŸtir.

Fırat kıyılarından ilerleyip Elbistan ve Halep üzerinden Caber Kalesi önlerine geldiklerinde, 05 Haziran 1086 tarihinde yollarına devam etmek için Fırat nehrinin karşısına geçerken Süleyman Bin Kaya Alp atından düşmüş ve savaş zırhlarının ağırlığı nedeniyle yüzemeyerek boğulup ölmüştür.

Süleyman Bin Kaya Alp’ın naaşı, sudan çıkarılarak Caber Kalesinin önüne defnedilmiÅŸtir.

Osmanlı Devleti zamanında Rakka kazasına baÄŸlı bir nahiye olan Caber Kalesi, 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi üzerine, 1918 yılı sonlarına doÄŸru İngiliz Kuvvetleri tarafından iÅŸgal edilmiÅŸ, daha sonra, BirleÅŸmiÅŸ Milletler Cemiyeti kararı ile Fransız mandası altına giren Suriye Devleti sınırları içerisinde kalmıştır.

Türkler için büyük manevi deÄŸer taşıyan Caber Kalesi, 20 Ekim 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile Fransız Hükümeti arasında imzalanan Ankara AnlaÅŸmasının 9. maddesi gereÄŸince, Osmanlı Devletinin kurucusu Sultan Osman’ın büyük babası Süleyman Bin Kaya Alp’ın Caber kalesindeki, Türk Mezarı adı altında tanınan kabri, müştemilatı ile beraber, Türkiye’nin malı sayılmış ve Türkiye’ye orada muhafızlar bulundurma ve Türk bayrağını çekme hakkı tanınmıştır.

Atatürk’ün mezarında da bu çok önem verdiÄŸi kaleden alınan toprak bulunduÄŸu söylenmektedir. Atatürk özellikle Suriye ve çevre bölgede bulunan Türk toplumuna ve eserlerine çok büyük önem vermiÅŸtir ve haklarını korumuÅŸtur (Bir çok kaynak bildirir ancak genellikde Musul, Kerkük ve Kudüs bölgesi tarih uzmanları tarafından vurgulanır)

Türbenin muhafazasını saÄŸlamakla görevli olan Jandarma İhtiram kıtasının ikameti için 30 Mayıs 1938 tarihinde modern bir karakol yaptırılmış, eski türbenin tamiri imkansız hale geldiÄŸinden tarihi önem ve özelliÄŸine uygun olarak, 1939 yılında da karakolun yanında yeni bir türbe inÅŸa ettirilerek Süleyman Bin Kaya Alp’ın mezarı buraya nakledilmiÅŸtir.

Türkiye ile Suriye heyetleri arasında 1956 yılında Halep’te yapılan üst seviyede bir toplantıda düzenlenen tutanağın 13 ve 14 ncü maddelerinde türbe için gönderilecek ihtiram kıtasının her ayın 7′sinde deÄŸiÅŸtirilmesi kabul edilmiÅŸtir. Günümüzde her ayın 7 ve 20 sinde karakolun ikmali saÄŸlanmakta ve personel deÄŸiÅŸimi yapılmaktadır.

Caber Kalesi, Türkiye Cumhuriyeti 20. Zırhlı Tugayı 3.Hudut Alay Komutanlığı 2. Hudut Taburuna bağlı bir manga asker tarafından korunmaktadır.

Suriye Hükûmeti, Fırat Nehri üzerinde 1966 tarihinde başlattığı Tabka barajının 1973 yılı içerisinde her türlü inşaatını bitireceğini ve barajın su toplamaya başlamasıyla Caber Kalesinin tamamen baraj suları altında kalacağını ileri sürerek, Türk hükûmetinden türbenin yerini değiştirilmesi veya türbenin Türkiye’ye naklini talep etmiştir.

Yeni ortaya çıkan durum üzerine Türkiye ve Suriye hükûmetleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda imzalanan antlaşmaya göre; Türbe, müştemilatı ile birlikte Karakozak köyü yakınındaki yeni yerine nakledilmiştir.

8797 m2 lik bir alan üzerinde yer alan Caber Kalesini, bu defa yeni inşa edilmekte Teşin Barajının suları tehdit etmektedir.

Facebook'ta paylaÅŸ
E-posta ile paylaÅŸ E-posta ile paylaÅŸ

Benzer yazılar



10 Yorum

  1. Serhan sdalipler diyor ki:

    Osmanlı tarihi hurda kağıt olarak nitelemiÅŸ mason hükümetimiz (terakki perverler) tarafından bulgarlara trenvagonlarıyla satılmıştık… Son tren Mehmet Akif ve arkadaÅŸları tarafından engelleyerek tarihimizin bir kısmı kurtarılmıştık

  2. Mert Soylu diyor ki:

    yerinde kalmasını bende çok isterim..

  3. seyfullah diyor ki:

    musuldan kerkükten vazgeçeken düşünecektin onu yok ÅŸeyh saidle uÄŸraşıldığı için musul kaybedildi bilmem ne bırakın bu yalanları yalan söyledin musulu kerküğü 3 milyon türkü sattınızı, bıraktınız, izmirdem egedem bin kat daha türk olan musulu bıraktınız ÅŸimdi sizin bu gibi ÅŸeylere üzülmeye hakkınız yok neymiÅŸ çok önem veriliyomuÅŸ hadi ya geçin bunları bu ülkede islam halifeleri tv lerde kadın düşkünü anlatılıyor ne beklersin… halka kızmamak lazım tarihi ona istediÄŸi gibi anlatanlara osmanlı arÅŸivini bulgarlara satanlara kızmak lazım.

  4. Tamer Sermenli diyor ki:

    YERİNDE KALMALI…

  5. Hüsamettin Artem diyor ki:

    Bu kadar muhteşembir eseri sayenizde ilk defa gördüm.çok kımetli bir eser,yerinde kalsın.teşekkürler

  6. Mevlüt öz diyor ki:

    Kalenin yerinde kalması ve baraja izin verilmemesi gerekirdi, yazık olmuş, Türkler olarak taviz vermeye alıştırıldık. Bu durumdan da kurtulamıyoruz. Kimin adına kime taviz veriyorlar anlamak mümkün değil, insallah vatanımızı da kaybetmeyiz taviz vere vere.

  7. laktan diyor ki:

    yerinde kalarak sahiplenilmesi çok uygun olur. yurdumdakilerede sahip çıkılmalı. ve Yedikuleden başlayıp Ayvansarayda biten Bizans surlarınında tamamen tamir edilip çok iyi bir turistik gelir sagnması gerek. Çin seddi o kadar uzun olmasına ragmen tamir edilmesi toplumların geçmişine saygısını gösteriyor.

  8. Mustafa Aslan diyor ki:

    YERİNDE KALMASI UYGUN OLUR.

  9. Altan Bozkurt diyor ki:

    Yerinde kalsın.

  10. Åžule KiÅŸi diyor ki:

    Aman taşınmasın, yerinde kalsın. Sanki Türkiye’dekilerin kıymetini biliyoruz da Caber Kalesi eksik kalsın!

  11. Tuncay Şenyürek diyor ki:

    Türkiye dışındaki tek türk toprağı

Konuya cevap bırakın (Üyelik gerektirmez..)