Menu

Boşanma Sonrası Psikoloji

bosanma-sonrasi-psikoloji

Boşanma sonrası psikoloji

Günümüz evliliklerine baktığımızda, geçmiş yıllara nazaran boşanma oranlarında müthiş bir yükseliş gözlemlenmekte. Çok uzun yıllardır evli olan ve evlilik kurumunu bir şekilde ayakta tutmaya çalışan ileri yaşlardaki bireylerin aksine, genç yaştaki bireylerin evlilik kurumuna sorunsuz bir şekilde devam edebilmesinde pek çok sıkıntı çıkabiliyor. Bazen tek taraflı, bazen de iki tarafın da ortak düşüncesiyle büyük emeklerle, sevgilerle ve hayallerle girilen evlilik sonraki ortak yol boşanma kararı alınarak tekrardan iki farklı hayata ayrılıyor. Geçmiş dönemde evlilikleri sonlandırmak alınmaması gereken bir karar olarak ya da sonuna kadar düzeltilmesi ve mücadele edilmesi gereken bir yol olarak görülürken son dönemdeki evlilikler gayet olağan bir şekilde normalleştirilerek bitirilebiliyor. Boşanma konusuyla ilgili Türkiye İstatistik Kurumu’nun verdiği bilgilere göre; 2004 yılından itibaren 2013 yılına kadar geçen süreçte yapılan evliliklerin boşanma kararıyla sonlanması durumunda yüzde otuz sekizlik bir artış gözlemlenmiştir. Bu oranlar gerçek anlamda evlilik kurumuna gereken önemin verilmediğini ve evliliklerde ciddi sorunlar olduğunu bizlerin gözleri önüne seriyor. Türkiye’de en fazla boşanma oranına İstanbul ili sahipken, İstanbul’u Ankara, Antalya ve İzmir gibi diğer metropol şehirler takip ediyor. Buradan çıkarılacak sonuçlara baktığımızda, eğitim durumlarının ve sosyo-ekonomik durumların boşanma kararlarına doğrudan etki ettiğini söylemek gayet mümkün olmaktadır.

bosanma-kararinin-etkileri

Çünkü daha kırsal bölgede, maddi olarak eşine bağımlı olan kadınların boşanma kararı alması çok da kolay olmamakta, bunun dışında aile yapısının, eğitim seviyelerinin eksikliği bu konudaki hür iradeyle alınacak kararların üzerinde çok büyük baskı oluşturuyor. Ortalamanın altında bir eğitim ve gelir seviyesine sahip olan bir aileye mensup kadınların, yine ortalamanın altında bir eğitim ve gelir seviyesine sahip bir ailenin oğullarıyla evlenmesi; ilerde ortaya çıkabilecek boşanma kararının gerçekleşmesine çok büyük engel teşkil etmektedir. Bunun tam tersi durumlarda iyi bir eğitime ve standart maddi imkanlara sahip olan çiftlerin de evlendikten sonra boşanma kararı vermelerinde çok farklı etkenler ortaya çıkabilmektedir. Evlilik hayatından bir süre sonra keyif alamamak, evliliğin getirdiği maddi sorumlulukların artık altından kalkılamayacağı noktaya gelindiğinin düşüncesi, tek bir birey olarak geçirilen hayata bir özlem duyulmaya başlanması, karşı tarafın davranışlarının diğer tarafa bir süre sonra batmaya başlaması ve bunun gibi sayılabilecek onlarca sebep çiftleri bir şekilde boşanma yoluna sürükleyebilmektedir. Boşanma kararının son yıllarda kısa süreli evliliklerden ya da genç çiftlerin evliliklerinden çıkması, genelleme yapılacak bir durum değildir. Çünkü hayatın kime ne getireceğinin belli olmamasından ötürü 30 yıllık evlilikler de bir anda bitebilmekte, ya da dıştan yapılan gözlemlerle “ayrılmaları imkansız” gözüyle bakılan çiftler bir anda birlikte bir hayat sürdüremeyeceklerine karar verip evliliklerini sonlandırmak isteyebilirler.

bosanma-karari-asamalari

Boşanma kararının en sıkıntılı olan kısmı, boşanma kararı verilen evlilikten olan bir çocuğun ortada olmasıdır. Bu tip durumlarda ne anne, ne de baba kendi evladından vazgeçmek istememekte ve velayet konusunda çiftler ve onlarla bağlantılı olarak aileler arasında da çok büyük problemler ortaya çıkabilmektedir. Mahkemenin verdiği karar sonucuna uymak zorunda olan taraflar; kendi bireysel hayatları ve bir takım düşünceleri sonucunda ortaya çıkan süreçlerde çoğu kez çocuklarına ne kadar zarar verdiklerini fark edememektedirler.Oysa ki en sağlıklı boşanma şekli, çocuğun alıştığı aile düzenini mümkün olduğu kadar bozmamaya çalışarak her zaman sevgi ve saygı içerisinde çocuk için bir arada bulunabilmektir. Boşanma sonrasında kadınlarda ve erkeklerde oluşabilecek psikolojiler, bireylerin boşanma sonrasındaki hayat akışlarını birinci dereceden etkileyebilmektedir. İki taraftan birinin sıkıntılı süreçler geçirmesi, tam tersine herşeye daha pozitif bakarak daha iyi bir hayat için çabalaması, bir tarafın bir şekilde istemediği bir boşanma sürecine girmeye mecbur kalması ve sonrasında bozulan hayat düzeni için sürekli karşı taraftan intikam almaya çalışması gibi durumlar boşanma sonrası psikolojiyle ilgili olan durumlardır. Bu tip durumların içerisine düşülmesi çok olağan olduğu için, eğer boşanma sonrası iki taraftan birinin hayat düzeninde ve düşünce yapılarında anormallikler oluşuyorsa ilk yapılması gereken uzman bir psikiyatriste danışılmasıdır. Boşanma sonrası girilebilecek her türlü düşünce yapısında size en doğru yolu gösterebilecek bir uzman hekim önderliğinde yapmanızın önerildiği en basit davranışlar ve düşünce modelleri ise şu şekildedir;

bosanmanin-cocuklar-uzerindeki-etkileri

Boşanma sonrası en çok düşülen hataların başında hemen kişinin hayatına yeni birini sokma isteğidir. Boşanır boşanmaz kişinin bu süreci hazmedebilmesi için ve yeniden bir şekilde tek başına mücadele vereceği bir hayata adapte olabilmesi için kendisine zaman vermesi gerekmektedir. Zaten ilerleyen dönemlerde hayatın akışına bağlı olarak hayatına yeniden biri girecek olan kişinin bu konuda acele etmesi kendisini daha da çok yormasından başka bir işe yaramayacaktır.

Boşanma sonrasıyla ilgili yapılan araştırmalarda, kadınlar için de erkekler için de hayatlarında geçirebilecekleri en verimli dönemlerden biri olduğu gerçeği ortaya çıkartılmıştır. Buradaki anlam elbet ki herkesin hayatında verimli bir şeyler yapmak için boşanması gerektiği değildir. Anlatılmak istenen şey; her iki tarafın da boşanma sonrası kendi içine kapanması ve kabuğuna çekilmesi durumundan ziyade, yavaş yavaş kendi ilgi alanlarına tekrardan yönelmesi, belki de kendisine yeni ilgi alanları ve yaşam alanları yaratabilecek fırsatları kovalaması gerekliliğidir.

Sosyal açıdan da boşanma sonrası geçirilen durum çok destek verici olacaktır. Kadın tarafının da erkek tarafının da çevresindeki yakınları; akrabaları, çok yakın arkadaşları tarafların bu süreçleri sıkıntılı geçirmemeleri adına ellerinden geleni yapacaklardır. Boşanan tarafların yapması gereken tek şey kendisine destek olmaya çalışan her bir bireye izin vererek yanında olma maneviyatına karşılık vermesidir.

Boşanma sonrası maddi olarak bir takım sıkıntılar yaşanabilir. Evliyken ortaklaşa ödediğiniz kiralar, taksitlendirip aldığınız eşyalar vb. durumlar sizin üzerinize kalmış olabilir. Bunu kendinize dert edinip içinizi karartmak yerine daha iyi bir iş ve daha iyi bir kariyer için çaba gösterebilir, hayatta kendinizi daha iyi yerlere getirebilecek eğitimlere /seminerlere katılabilir, manevi olarak kendiniz için daha rahat koşulların peşine düşebilirsiniz.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.