Menu

Biyografi nedir

biyografi nedir

Değişik alanlarda, örneğin sanat, edebiyat, siyaset ve ticaret gibi birçok alanda tanınmış ve üne kavuşmuş olan kişilerin hayat hikayelerini, ortaya çıkardıkları eserlerini, fikirlerini ve başarılarını tarafsız bir görüş ve sade bir dille yazılan inceleme ve tanıtım yazılarına biyografi denmektedir. Eski Türkçe’de “Tercüme-i hal” denmekteydi.

Biyografinin özellikleri nelerdir?

Biyografi, söz konusu kişiyi bütün yönleriyle tanıtmayı amaçlamaktadır.

Biyografisi yazılan kişinin yaşamı, eserleri, fikirleri ve kişiliği ön planda tutulur.

Nerede doğup büyüdüğü, çocukluk ve gençlik dönemi, öğrenim hayatı, çalıştığı yerler ve yaptığı işler, karakteri ve kişiliği, davranış tarzı, başarıları ve varsa eserleri anlatılmaktadır.

Biyografilerin yapısı belgesel gibidir. Alanlarında başarılı ve ünlü kişiliklerle ilgili önemli bilgilerin, tecrübelerin, örneklerin ve görüşlerin gelecek nesillere ulaştırılmasını sağlar.

Belge ve örneklere dayalı hazırlanmış olan biyografiler, sanat ve meslek alanında çalışan tarihçiler için oldukça önemli birer kaynak demektir.

biyografi tanımı

Türk ve dünya edebiyatında biyografi:

Divan edebiyatında şairleri anlatan eserlere “tezkire” denmektedir. Türk edebiyatında ilk biyografi örneği, 16. yüzyıl Çağatay yazarlarından Ali Şir Nevai’nin eseri “Mecalis’ün-nefais” ile verilmiştir. Türk edebiyatında önemli bir yeri olan, tanınan kişiliklerin yaşamlarını roman tarzında anlatan edebi yazılara da “biyografik roman” adı verilmektedir. Bazı yazarlar ortaya çıkardıkları romanlarını biyografi tarzında kaleme almışlarıdır. Bu tarza örnek verilecek olursa;

Mehmet Emin Erişilgil –  “Bir fikir adamının romanı: Ziya Gökalp” ve “Bir İslam şairinin romanı: Mehmet Akif”,

Tahir Alangu – “Ülkücü bir yazarın romanı: Ömer Seyfettin”,

Oğuz Atay – “Bir bilim adamının romanı: Mustafa İnan” adlı eserlerdir.

Dünya edebiyatındaki biyografilere ilk örnekler tarihte ölen kişilerin hayatını ve eserlerini övücü nitelikteki mezar yazıtları, cenaze merasimlerinde yapılan konuşmalar ve hayat öyküleri şeklinde ortaya çıkmıştır. Bunu zamanla kişi ile ilgili verilerin, eleştirellikten uzak veya keyfi yoruma dayalı şekilde övmek ve örnek oluşturmak amacıyla yazılan biyografiler takip etmiştir. Devam eden süreçte kişilerin gerçek düşünce ve fikirlerini ortaya koyan, diğer bir deyişle kişilerin gerçek yüzlerini göstermeyi amaçlayan eleştirel hayat hikayeleri yazılmıştır.

Yunanlı edebiyatçı Plutarkos, biyografi türünün ilk büyük yazarı olarak bilinir. Plutarkos’un Romalıları anlattığı “Hayatlar” adlı eseri biyografinin batı edebiyatındaki temelini işaret eder. Biyografi’nin Batı Edebiyatında yaygınlaşması ancak 16. yüzyıldan sonra olmuştur. 20. yüzyıla gelindiğinde ise Batı’da önemli bir aileyi ya da çevreyi ele alıp kapsamlı bir şekilde anlatan biyografik eserler ortaya çıkmaya başlamıştır.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.