Menu

Beş Hececiler

bes-hececiler

Beş Hececiler kimdir?

Türk edebiyatında kendilerine önemli bir yer edinen ve kendi içlerinde yeniliklere imza atan Beş Hececiler, edebiyat dünyasında “Hecenin Beş Şairi”, “Hecenin Beş Ozanı” ya da “Hececiler” olarak da bilinmektedirler. 1. Meşrutiyet’in ilanından sonra halkın konuştuğu dil yapısıyla ve hece ölçüsüyle Milli Edebiyat Akımı’na sadık kalarak şiir yazan beş ayrı başarılı şairin bir araya gelmesinden oluşmuş bir edebi topluluk olma özelliklerini taşımaktadırlar. Grubun adının “Beş Hececiler” olarak adlandırılmasına sebep olan beş ayrı şairin adları “Halit Fahri Ozansoy“, “Faruk Nafiz Çamlıbel”, “Orhan Seyfi Orhon”, “Yusuf Ziya Ortaç” ve “Enis Behiç Koryürek” tir. İlk ortaya çıktıkları süreç 1. Dünya Savaşı’nın devam ettiği dönemlerde Milli Mücadele yıllarıdır. Bu yıllarda ilk olarak aruz vezninde şiirler yazmaya başlayan Beş Hececiler, daha sonralarda Ziya Gökalp’in etkisine girerek ağırlıklı olarak hece ölçüsüyle ve Türkçe şiirler yazdıkları görülmüştür. Grup edebiyat dünyasında pek çok alanda eser verse de genel olarak şiirleriyle hatırlanmaktadır. Tiyatro eserleri yazdıklarında dahi hece ölçüsü kullanan Beş hececiler bu hece türünü 11’li hece ölçüsü olarak belirlemişlerdir.

Beş şairin genel olarak sanat tarzlarına bakıldığında, birbirlerine bağımlı oldukları pek görülmemektedir. Kendi içlerinde her birinin bir şekilde farklı bir yönü olan şair ve yazarların hem sanat anlayışlarında hem de edebi görüşlerinde farklılıklar göze çarpmaktadır. Hasret, kadın, ayrılık, aşk, kıskançlık, kahramanlık, ölüm, inanma ihtiyacı, vatan, hatıralar ve ölüm gibi pek çok farklı konuyu eserlerinde işleyen Beş Hececiler her bir konuya pek çok kez derince değinmişlerdir. Hece veznine geçtikleri dönem sonrasında en sık koşma tipinde şiirler yazmışlardır. Bunun dışında hem mani, hem semai hem de türkü türünde de başarılı örnekleri bulunan Beş Hececiler’in Batı edebiyatından çokça etkilendikleri yerler de olmuş ve Batı edebiyatından Türk edebiyatına terza rima, çapraz kafiye, düz kafiye ve sarma kafiye gibi edebi çeşitleri uyarlayıp bu tarzlarda yazdıkları örnekler ortaya çıkartmışlardır. Bazen çok fazla kurala bağlı kalmadan serbest ölçüyle bir eser yazmaya başlayıp üçlü, dörtlü, beşli, altılı, yedili ve sekizli şekilde şiir eserleri yazdıkları da olmuştur. Şiir konusunda hassas olan Beş Hececiler, şiirlerde mutlaka kafiyenin olmasını savunmaktadırlar. Bu kafiyenin de zorlama bir şekilde yerleştirilmesini değil, şiir oluşturulurken kendi imkanlarıyla oluşması taraftarı olmuşlardır. Yazım türlerinde yarım kafiye kullanmak yerine zengin kafiye, tam kafiye ya da tunç kafiyeyi kullanmayı tercih etmişlerdir. Üstelik yazdıklarına bir ahenk unsuru katmak için de eserlerinde sıklıkla redif öğesini de kullanmışlardır. Beş Hececiler’in özellikle üzerinde durdukları bir başka nokta da tüm sanat ve edebiyat eserlerinde sadeleştirilmiş Türkçe’nin kullanılmasının uygun olduğudur. Bu inançları doğrultusunda da mutlaka sade Türkçe’nin yaygınlaşması durumunu desteklemişlerdir. Beş Hececiler’in en büyük özelliği, halkın arasında günlük konuşma dilini edebiyata uygulayarak Türk edebiyatı için bu tarzlarda eserler vermeleridir. Ancak Beş Hececiler’in yarattığı etki de Türk şiirinde serbest veznin yaygınlaşmasıyla yavaş yavaş son bulmuştur.

 

Beş Hececiler’in sanatçılarının özellikleri nelerdir?

Enis Behiç Koryürek :

İlk şiirlerini yazdığı ölçü aruz ölçüsüdür.

Ayrıca ilk şiirlerini Servet-i Fünun akımının etkisinde kalarak yazmıştır.

Daha sonra hece ölçüsüne geçtiğinde milli duyguları ve kahramanlıkları anlattığı epik şiirler ve aşk duygularının ağır bastığı şiirler ortaya çıkarmıştır.

Yusuf Ziya Ortaç :

Yusuf Ziya Ortaç, Beş Hececiler’deki diğer şairler gibi ilk şiirlerini aruz ölçüsüyle yazsa da daha sonrasında hece ölçüsüne geçmiştir.

Kendisinin o dönemlerde “Akbaba” isimli bir mizah dergisi bulunmaktadır.

Genel olarak şiirlerinde günlük hayattan gayet sade bir dille bahsetmiştir.

Faruk Nafiz Çamlıbel :

İlk şiirlerini 1. Dünya Savaşı döneminde aruz veznini kullanarak yazmıştır ancak daha sonrasında hece vezniyle yazdığı şiirleri daha ağır basmıştır. Bunun yanında hece ölçüsüyle yazmaya devam ettiği dönemlerde de aruz vezniyle de eserler ortaya çıkarmayı ihmal etmemiştir.

Şiirlerinde genel olarak realist bir tutum sergileyen şair; Anadolu’yu, tabiatı, ölümü, ihtirası, aşkı ve kahramanlığı anlatmıştır.

Yazım dili gayet akıcıdır fakat öte yandan da yazılarında gayet söz sanatı bulunmaktadır.

Halit Fahri Ozansoy :

Şiire aruzla başlamış olsa da Beş Hececiler döneminde aruz veznini bırakıp tamamen hece ölçüsünü kullanmaya devam etmiştir.

Hem roman, hem şiir hem de tiyatro alanında başarılı eserleri vardır.

Günlük hayatta kullanılan Türkçe’yi şiirlerine çok başarılı bir şekilde uygulamıştır.

Orhan Seyfi Orhon :

O da diğer tüm Beş Hececiler gibi şiire aruza başlasa da heceyle devam etmiştir.

Bazen tarz değişikliği yapıp yazdığı şiirlerinde halk şiiri kurallarını kullandığı da olmuştur.

Ağırlıklı olarak eserlerinde bireysel konuların zarif bir şekilde işlendiği görülmektedir.

 




One Response
  1. İlhan OğuzTÜRK Cevapla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.