Menu

Bel Fıtığı Nedir ? Neden Olur ?

bel-fitigi-nedir-neden-olur

Bel fıtığı nedir?

Toplumda çoğu kişinin mutlaka belirli bir dönem sıkıntısını yaşadığı bel ağrıları, kişiye hem oturup kalkmada hem de günlük hareketlerde ciddi problemler yaratabilmektedir. Bu tip ağrıların da meydana gelmesindeki temel öğe genellikle bel fıtığı problemidir. bel fıtığı hastalığı kişiden kişiye değişebilecek belirti ve sonuçlar gösterebilmektedir.

Yani bazı kişilerde ağrılar daha dayanılmaz noktalarda olabilip daha acil tıbbi müdahale gerekirken, bazı hastalarda bir kaç hafta içinde daha hafif bir şekilde atlatılan ve ameliyata dahi gerek kalmayan süreçlerin geçirilmesi muhtemeldir.

Bel fıtığının vücutta ortaya çıktığı kısım omurga yapısıdır. Bu omurga yapısı çok fazla sayıda kemik bulundurmaktadır. Aynı zamanda bu kemiklerin ara formunda bulunan diskler, vücut yapımızın rahatça hareket edebilmesine ve istenilen duruşların gerçekleştirilebilmesine yardımcı olduğu gibi aynı zamanda da omurların ara kısmında “yastıklama” denilecek işlevi de görebilmektedir.

Omurga yapısında bel fıtığı nasıl oluşur?

Omurga yapısı incelendiği zaman, ilk  yapıdaki 24 tane omurga kemiğinin üst üste dizildiği ve bu yapının da şeklinin omuriliği korumak adına oluşturulmuş bir kanal olduğu da gözlemlenebilmektedir.

Omurga yapısında sadece omurga kemikleri bulunmaz. Bunun dışında sinirler, omurilik ve omurga yapısına esneklik sağlayabilen “intervertebal diskler” dediğimiz omurga diskleri bulunmaktadır.

Az önce söylediğimiz toplam 24 tane omur yapısının ara formunda bulunan bu diskler; ortası jel bir yapıdan oluşan, dış kısmı sert bir dokuya sahip olan disklerdir. Normal şartlarda hareket kabiliyetimizi gerçekleştirirken omurgadaki bu diskler vücuda binen ağırlığı dengeleme görevine sahiptirler.

 

Bel fıtığının ortaya çıkış sürecinde, bu disklerden biri ya da bir kaçı yerinden oynamış bulunmaktadır. Kayma durumunun yaşanmasından sonra omuriliğin iç kısmından geçerek vücutta çoğu noktaya beyinden gelen mesajları ileten sinirlere baskı durumu oluşmaktadır. Baskıdan dolayı da sürekli bel ağrıları şikayetleri oluşmaktadır.

Bel fıtığı neden olur?

Hareketsiz yaşam : Vücudun hareket anında tüm yükünü taşıyan bölge sadece omurlar olmamaktadır. Bunun yanında omurganın çevresinde yukarıdan aşağıya doğru bulunan boyun kasları, sırt kasları, karın kasları ve bel kasları da vücudun hareket edebilmesi için yardım aldığı ana öğelerdir.

Bu sebeplerden dolayı düzenli egzersiz yapılmadığı taktirde ya da normal hayat koşullarında gayet hareketsiz günler geçiriyor olma durumu kasları güçsüz bırakarak omurganın fazladan yük taşımasına sebep olmaktadır. Fazla yükten dolayı da omurlar zorlandığı için kayma durumları meydana gelebilir.

Mesleki şartlar : Meslek türlerine göre vücudumuzun günlük olarak tekrarlaması gereken hareket koşulları değişebilir. Bu koşullar bazen vücuda ağır gelebilir ve fıtık problemi ortaya çıkabilmektedir.

Örneğin; inşaat işçilerinde, devamlı eğilip kalkması gereken ya da vücudunu döndürmesi gereken işlerde bulunanlarda, şoförlük mesleğini yapanlarda, mağazacılık gibi uzun saatler boyunca ayakta kalınan mesleklerle uğraşanlarda; spor olarak haltercilik, güreş sporu ya da kürek sporu gibi sporlarla uğraşan kişilerde bel omurlarının ve diğer omurların zorlanması sonucu bel fıtığı meydana gelebilmektedir.

Aşırı kilo (Obezite) problemi : Bel fıtığını en çok meydana getiren öğe aşırı şişmanlık problemidir. Aşırı kilolar omurgamızın vücut dengesini taşıma kapasitesini zorlayarak şeklinin bozulmasına ve dolayısıyla fıtıkların meydana gelmesine neden olmaktadır. Normal formunu kaybederek dış kısma doğru kayan ve kabaran omur diski, sinirlere farklı bir baskı uygulayarak ağrılı ve sıkıntılı süreçler geçirilmesine neden olabilmektedir.

Aşırı kilolularda oluşan fıtık probleminin bir benzeri hamilelik sürecinde olan kadınlarda da görülebilmektedir. Vücuda binen ekstra yük yüzünden fıtık problemleri hamile kadınlarda sıklıkla baş gösteren rahatsızlıklardan biri niteliğindedir.

Günlük yaşantıda yanlış hareket problemleri : Günlük olarak gerçekleştirilen hareketlerde, mutlaka omurgamızın hareket kabiliyetine uygun olarak atak yapmamız gerektiğini unutmamamız gerekmektedir. Çünkü sizin yaptığınız herhangi bir nesneyi bir yerden bir yere çekme, itme, kaldırma gibi hareketler bir anlık dikkatsizlikle büyük problemlere hatta kitlenmelere bile yol açabilmektedir.

Örneğin; herhangi bir omuz hareketi gerektirecek dolap yerleştirme işlemlerinde normalden daha dikkatli olunmalı; yukarı doğru uzanmaya çalışıp omurları zorlamak yerine mümkün mertebe bir sandalye ya da merdiven aracılığıyla işler halledilmelidir. Eğer bir yük kaldırmaya çalışıyorsanız bu yükü kaldırırken mümkün mertebe dizlerinizi bükerek hareket etmeli ve bu şekilde yükü kaldırmaya çalışmalısınız.

Bunun dışında sabah yataktan kalkış pozisyonunuzda asla bir anda kendinizi yataktan kaldırmamalı, önce kalkacağınız tarafa vücudunuzu yan döndürmeli; eğer vücudunuz kalkacağınız tarafa dönükse de önce ayaklarınızı sert zemine basıp ardından da dirseklerinizden güç alarak vücudunuzun üst kısmını kaldırmanız gerekmektedir.

Bireylerin en çok haftaya düştükleri durum da çalışma koşullarında oturma pozisyonuna dikkat etmeyişleridir. Uzun saatler boyunca masa başı işlerde çalışan kişilerin bel oyuntularına dikkat etmeyecek ofis sandalyelerinde oturmaları, pozisyonlarında mümkün olduğunca dik olmaları gerekirken aksine iyice aşağı doğru kaymış durumda oturmaları tamamen bel fıtığına davetiye niteliğindedir.

Bu tip durumlarda mutlaka bel destekli bir sandalye tercih edilmeli, eğer böyle bir sandalye yoksa düz bir sandalyeye küçük yastıktan vs. bel desteği yapılmalı ve gün içerisinde oturuş pozisyonuna mutlaka dikkat edilmelidir.

Sigara kullanma : Yapılan araştırmalar sonucunda sigara kullanımıyla birlikte omurlardaki disklerin hassaslaşma ve aşınma gibi problemlerle baş başa kaldığı gözlemlenmiştir. Bu yüzden sigara kullanan bireylerin çoğunda iyileşme süreçleri genellikle gecikmekte hatta bazen iyileşme sağlanamayarak operasyonluk durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Bel fıtığının belirtileri nelerdir?

Bel fıtığının ana belirtisi bel ağrısıdır. Ancak bu bel ağrısının fıtıktan ya da başka noktalardan kaynaklandığını anlayabilmek adına ağrıyı daha dikkatli hissetmemiz gerekebilir. Çünkü fıtıktan kaynaklanmayan ağrılar bir kaç gün içerisinde geçebileceği için boşu boşuna fıtık hastalığıymışçasına heyecanlanıp panik yapmanızın anlamı kalmayacaktır. Bel kısmından ya da kalça kısmından başlayarak ayaklara kadar inen ağrılar genelde bel fıtığının habercisi olabilmektedir. Bel fıtığını anlayabilmek için ortaya çıkması gereken belirtiler şu şekildedir;

Bacaklarda ağrı hissetme

Ayaklarda ağrı hissetme

Bacaklarda ve ayaklarda güçsüzleşme hissi yaşama

Bacaklarda ve ayaklarda karıncalanma hissinin oluşması

Bacaklarda ve ayaklarda uyuşukluk hissi yaşama

Bel bölgesinde ağrıların oluşması

İki bacaktan birinde ya da ikisinde de refleks kabiliyetinde düşüklük

Yürümeye ya da oturmaya çalışırken sıkıntı çekme

Hapşırma esnasında, öksürme esnasında ya da gülme esnasında ağrının giderek artması

Fıtıktan kaynaklı ilerleyen aşamalarda hemen yorulma durumu ya da yürüme sıkıntısı yaşama

Bel fıtığı tedavisi nasıldır?

Bel fıtığı hastalığının aşamalarına göre tedavi süreçleri değişmektedir. Başlangıç seviyesinde olan bel fıtığı hastalıklarında hastaya bir kaç kas gevşetici ilaç ve hareket kabiliyetiyle ilgili önerilerde bulunulmakta, orta aşamadaki bel fıtığı hastalığına sahip olan hastalara bu önerin dışında fizik tedavi süreci uygulanmakta; son olarak da en ileri aşamadaki hastalara mikro cerrahi yoluyla tedavi uygulanmaktadır. Ancak genel olarak hastalık hangi aşama olursa olsun yapılması gerekenler şu şekildedir;

Tedavi sürecinde asla yan taraflara ya da öne doğru eğilinmemelidir.

Bir eşyayı bir yerden almak gerekiyorsa mutlaka çömelerek hareket edilmesi gerekmektedir.

Hasta asla yukarıya doğru uzanıp omurlarını zorlamamalıdır.

Eğer bir yük kaldırılması gerekiyorsa o yük asla 2 kilogramdan daha ağır olmamalıdır.

Hasta olan kişi her daim belini sıcak bir şekilde tutabilmelidir.

Bir yerde otururken mutlaka beli destekleyecek bir parça bel oyuğuna koyulmalı, bu şekilde oturuş sağlandıktan sonra da her 20 dakikada bir ayağa kalkarak yürünmelidir.

Tedavi sürecinde mutlaka yatak istirahati yapılmalıdır.

 




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.