Menu

Bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün mü

bebek cinsiyeti belirleme

Bebeğin cinsiyetini önceden yani gebelikten önce belirlemek için bazı yöntem ve teknikler eskiden beridir insanların ilgisini çekmiştir. Toplumların kendi içlerinde uyguladığı değişik yöntemler olsa da bunların cinsiyet belirleme ve tayin etme konusunda etkili yöntemler olduğu kanıtlanmamıştır. Ayrıca bu yöntemlerin uygulanarak bebeğin cinsiyetinin belirlenmesinin ahlaki açıdan da sakıncaları bulunmaktadır. Bebeğin cinsiyetinin tayin edilerek istenen cinsiyete göre bebek dünyaya getirmek doğanın hassas dengeleri ile oynamak olabilir. Burada en doğru temenni bebeğin hangi cinsiyette olursa olsun sağlıklı olarak dünyaya gelmesini dilemektir.

Bebeğin cinsiyetini belirlemek için yapılan bazı yöntemler sonucunda istenen cinsiyette bir bebek doğsa bile, bunun tamamen bir tesadüften ibaret olduğunu da unutmamak gerekir. Dünyaya gelen erkek ve kız bebeklerin sayıları neredeyse yarı yarıyadır. Bu nedenle zaten iki alternatifli bir durum ve %50 erkek ya da kız bebek olacaktır. Dolayısıyla tahminlerin de %50 tutma olasılığı vardır ve hiç tutmama ihtimali de söz konusu değildir. PGD adı verilen genetik metot haricinde bebeğin cinsiyetini belirleyebilecek başkaca bir metot bulunmamaktadır.

Kadının yumurta hücresi yanlıca X kromozomu bulundurur. Erkek spermleri ise hem X hem de Y kromozomlarını barındırır. Şayet erkeğin X kromozomu içeren spermi yumurtayı döllerse kız ( XX ), Y kromozomu içeren sperm döllerse erkek ( XY ) bebek oluşmuştur. Burada dikkat edilirse, bebeğin cinsiyetini belirleyen unsur erkek spermidir yani kadının herhangi bir belirleyiciliği yoktur.

PGD ( Prekonsepsiyonel Genetik Tanı-PGT) yöntemi nedir?

Bugün modern tıpta bebeğin cinsiyetini belirlemek/tayin etmek için kullanılan en gelişmiş kesin tanı yöntemidir. Ülkemizde genetik hastalıkların taranmasına yönelik kullanılan bu yöntem ile tüp bebek uygulamalarında döllenmiş embriyodan bir hücre alınarak incelenmesi, cinsiyetin yanında kromozomlarla ilgili hastalıkların araştırılması yapılmaktadır. Bu yöntem ile cinsiyetin tayin edilmesi %100 yapılabilse de, bunun yapılması pek çok ülkede hem etik hem de tıbben yasaktır.

cinsiyet belirleme

Tüm dünyada cinsiyet belirleme ile ilgili bazı öneri ve yöntemler olsa da günümüzde bunu ispatlayan herhangi bir bulgu yoktur. Cinsiyet belirlemek için kullanılan kesinliği olmayan bazı yöntemler ise şöyledir;

Çin takvimi yöntemi

Kadının belirli yaşlarda ve belirlenen aylarda cinsel ilişkiye girmesi ile cinsiyet belirlemesi amaçlanmaktadır.

Shettles metodu

Bu metotta Y kromozomunun X kromozomuna oranla daha hızlı olması ve daha az yaşaması nedeniyle, kadının yumurtlama zamanına en yakın zamanda ilişkiye girilmesi bebeğin erkek olma ihtimalinin yüksek olduğu savunulmaktadır.

Whelan yöntemi

Bu yöntem ise, erkek bebek için yumurtlamadan 4-6 gün önce, kız bebek için de yumurtlamadan 2-3 gün önce ilişkiye girilmesini savunmaktadır.

Ericsson albumin yöntemi

Bu metot, erkekten alınan spremlerin X ve Y kromozomu olanlar %100 olmasa da ayrılmasına çalışılır. Ayrılan X ve Y kromozomlu bölgelere hangi cinsiyette bebek isteniyorsa onun kromozomu aşılama ile yapılmaktadır. Tıbben ve etik olarak sakıncalı bulunsa da &70-80 oranında istenen cinsiyetin elde edildiği söylenmektedir.

Microsort yöntemi

Temelde Ericsson yöntemi ile aynı mantıkta olan bu yöntemde spermlerin X ve Y olarak ayrılması için daha farklı yöntem kullanılmaktadır. Flow Sitometri ve FISH yöntemleri kullanılarak yine aşılama ile rahme yerleştirilmektedir. Bu uygulamanın da %70-80 başarı oranı olduğu söylenmektedir.

BabyChoise yöntemi – Selnas yöntemi

Kadının yumurta hücresi bazı dönemlerde X ve Y kromozomlarını hem çekmekte hem de itmektedir. Bu dönemlere ait bir takvim oluşturulması, hangi cinsiyette bebek istendiyse o dönemde ilişkiye girilmesi mantığına dayanmaktadır. Uygulanmaya başladığından bu yana %87 gibi bir doğruluk yakaladıkları söylenmektedir.

Yukarıda verilmiş olan bilgiler, bu konuda kafası karışmış olan anne babalara bilgi vermek amacını taşımaktadır. Bebeklerin sağlıklı şekilde dünyaya gelmeleri en büyük temenni olmalıdır. Bu tür uygulamaların kesin sonuçları olmadığı gibi, etik yani ahlaki olarak da pek dayanağı bulunmamaktadır.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.