Menu

Ayasofya’nın tarihi

ayosofya baş

Ayasofya, iki ayrı dinin özelliklerini taşıyan nadir yapılardandır. Doğu Roma İmparatorluğu zamanında yapılan Ayasofya, Bizans eserleri arasında en ünlüsüdür. İnşaa edildiği tarihten itibaren önce kilise iken daha sonra 500 yıl kadar cami olarak kullanılmıştır. 1934 yılından sonra müze olarak halka açılmıştır.

ayasofya1

Ayasofya, Roma İmparatoru Konstantin’in imparatorluk merkezi İstanbul’a gelmesi ile şehri onarmaya başladığı dönemlerde yani yaklaşık 326 yılında yapılmıştır. Bir deprem sonucu yıkılınca 2. Konstantin tarafından yeniden yapılmış ve 326 yılında ibadete açılmıştır. Üstü ahşap bir çatı ile kaplı olan bu bina Büyük kilise olarak isimleniyordu.  Kilise daha sonra Thea Sofia ismini almıştır.  Bu isim zamanla Ayasofya’ya dönmüş ve İstanbul’un fethinden sonra bile isim değişmemiştir.

ayasofya2

2. Konstantin’in yaptırdığı bu kilise 404 yılında bir ayaklanmada yanmıştır. Tekrar yapılmaya başlanmış ve 2. Theodisius devrinde 415 yılında tekrar açılmıştır. 532 yılında Nika isyanında ateşe verilen kilise tekrar yanmıştır. İhtilal bastırıldığında tekrar tahtına oturan imparator Justinianus, Ayasofya’nın tekrar yapılması için emir vermiştir. Bu noktada en büyük gayesi Hz. Süleyman’ın Kudüs’de yaptırdığı büyük mabetten çok daha büyük ve gösterişli olmasını istemiştir. Bu nedenle il hudutları içinde ki önemli mabetlerin en hassa ve güzel parçalarının buraya yollanmasını emretmiştir. Bu emir sonrası imparatorluğun en önemli kıymetli taşları ve sütunları, mermerleri bu alana getirilmiştir.

ayosofya3

Ayasofya’nın yangınlarda hep harap olması nedeni ile bu sefer yapılan inşaatta mümkün olduğunca ahşap kullanılmadı. Kapılar bronz ile kaplandı. 27 Aralık 537 yılında açılış yapıldı. Yapılan rivayetlere göre, imparator kapısının önünde ellerini havaya kaldırarak Ey Süleyman, ben seni geçtim demiştir. Ayasofya’ya en büyük kötülüğü 1204 yılında Haçlı orduları vermiştir. İstanbul’u yağmalayan Haçlılar, aynı dine mensup oldukları halde Ayasofya’yı yağmalamış ve değerli taşları, sütunları almışlardır. Türkler İstanbul’u aldıklarında bir harabe olan Ayasofya, camiye çevrildi. Bir minare ve mihrap yapıldı. Fatih Sultan Mehmet’in saygı ile yaptırması ve düzenlemesi ile bu bina günümüze kadar dayanmıştır.




One Response
  1. AHMET ISSEVER Cevapla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.