Menu

Akademisyenlik nedir, nasıl akademisyen olunur

akademisyenlik

Ülkemizin en başta gelen sorunlarından ve en önemlilerinden biri de işsizliktir. Geçmişte lise mezunu veya üniversite mezunu olmak bir kriter olarak görülürken, bugün sadece ve tek başına diplomanın olması iş bulabilmek için yeterli olmamaktadır. Bir işe sahip olabilmek amacıyla, üniversiteyi bitirdikten sonra girilen sınavlar herkesin başlıca sorunudur diyebiliriz. Bu sürecin başarılı şekilde atlatılması, kişinin meslek hayatı açısından önünün aşık olduğuna işaret etmektedir.

Akademisyen, belli bir lisans eğitimi aldıktan sonra kendi alanında veya başka bir alt dalda lisansüstü alan kişilere denmektedir. Akademisyenlik mesleğinde yükselmek ve daha tepe noktalara gelmek kişinin kendi elindedir. Araştırma, kitap okuma, yoğun bir dönem, kişisel gelişim gibi süreçler akademisyenliğin ilk adımıdır.

Akademisyenlik sürecinin başlangıcı:

Lisans eğitimi tamamlandıktan sonra Ales, Üds veya eşdeğer Kpds Toefl gibi sınavlar ilk hedefler oluyor ve tabi ki mezun olunan not ortalaması. Girilen bu sınavlardan alınan puanlar ve not ortalamanız ile birlikte, her üniversitenin kendisinin belirlediği derece ile sınava tabi olunmaktadır. Bu süreç sorunsuz bir şekilde geçildiğinde, üniversitenin istediği belgeler de hazırlandığında yüksek lisansa başlanmış olur. Artık yoğun bir dönemden geçileceğini unutmamak gerekiyor. Araştırma, kitap okuma, kişisel gelişim, tezler ve projeler bu sürecin yoğunluğuna ilave durumlardır. Lisansüstü eğitimden sonra artık doktora, yardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlük gibi aşamalar bekliyor.

akademisyenlik nedir

Yüksek lisans ve sonraki süreç:

Ortalama 1,5-3 yıl gibi bir süreçte gerçekleşen yüksek lisans dönemini takiben, 4 yıl doktora çalışması yapmak istenirse, kariyer basamakları tırmanmaya hazır demektir. Şayet bir sorun ya da kesinti olmazsa yaklaşık 6 yıl sonra yardımcı doçentlik hakkı elde edilir. Bundan sonra da 3-4 yıl kadar sürecek olan doçentlik aşaması vardır. Bu süreçte de araştırmalar, gözlem, okuma ve projeler olacaktır. Doçentliği aldıktan 5 yıl sonra da profesörlük unvanı için kapılar açılacaktır. Ancak bu süreç öncekilere nazaran daha zorlu bir süreçtir. Bu aşamada YÖK devreye girmekte ve bazı şeyler talep etmektedir. Buna örnek olarak; Profesörlük için adım atan kişinin indekslenmiş bir dergide yayın yapmış olmasını ve yazılarının bulunabilmesini istemektedir.

Akademisyenlik zor mu?

Tüm mesleklerde olduğu gibi akademisyenliğin de kendine has zorlukları mutlaka vardır. Bir ömür öğrencilik yapmak gibi düşünülebilir. Bu bazıları için eğlenceli gibi gelse de bazıları için oldukça zorlayıcı bir süreçtir. Daima araştırma yapmak, tezler hazırlamak, projeler oluşturmak gibi durum her zaman vardır, ancak kariyer basamakları da ancak bu zorluklarla baş ederek çıkılabilir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.