Menu

Ağlama duvarı nedir

ağlama duvarı

Ağlama duvarı, İbranice’de “HaKotel HaMa Aravi” olarak geçen Museviler tarafından kutsal kabul edilen “Büyük Tapınak”ın yani Hz. Süleyman Mabedi’nin ayakta kalan tek parçası batı duvarı olduğu belirtilmektedir. “Batı Duvarı” olarak da adlandırılan Ağlama Duvarı’nın, Hz. Süleyman’ın Kudüs’te inşa ettirdiği “Beyt’ül Makdis” den geriye kaldığına inanılmaktadır.

Hz. Süleyman peygamber tarafından yaptırıldığına inanılan ve Yahudi inancında çok büyük bir manevi değeri olan Beyt’ül Makdis ya da Büyük Tapınak, bugüne kalan tek parçası Ağlama Duvarı ile bilinse de Hristiyanların da etkisinde kalmıştır. Öyle ki, Yahudiler tarafından “Batı Duvarı” olarak adlandırılan yapı, Hristiyanlarca “Ağlama Duvarı” olarak adlandırılmış, zamanla da Ağlama Duvarı adı en bilinen ve kalıcı isim haline gelmiştir.

Yahudiler tarafından kutsal sayılan ve önem verilen bu duvarın uzunluğu 495 metre, toprak seviyesinden yüksekliği ise 18 metredir. Toprak seviyesinden itibaren 24 taş sırası ile örülmüş olan duvarın, toprak altında da 19 taş sırası olduğu söylenmektedir. Duvarın inşasında kullanılan taş blokların bazıları 100 tonu aşkın bir ağırlığa ve 12 metrelik uzunluklara sahiptir.

batı duvarı ağlama duvarı

Büyük Tapınak olarak adlandırılan Hz. Süleyman Mabedi, ilk olarak Babiller tarafından daha sonra da hakim güç olan Romalılar tarafından tahrip edilerek yıkılmıştır. M.Ö. 588 yılında Babiller tarafından Kudüs işgal edilmiş ve Büyük Tapınak da yıkılmıştır. Sonrasında da Pers İmparatorluğu Babil Medeniyetini ortadan kaldırmıştır. Bu süreçte de Yahudiler Perslilerden izin alarak M.Ö. 537’de Büyük Tapınak’ı yeniden inşa etmişlerdir. Aradan beş asra yakın bir zaman geçtikten sonra bölgenin hakimiyetini Romalılar almış, M.S. 70 yılında da Hz. Süleyman Mabedi içindeki değerli ve kutsal eşyalarla birlikte tamamen yok edilmiştir.

Tüm semavi dinler açısından kutsal olarak kabul edilen Kudüs’te, Yahudi toplumunun manevi değerlerinden biri haline gelen Ağlama Duvarı, Büyük Tapınak’ın ayakta kalabilen tek parçası olarak kabul edilmektedir. Kudüs’ün Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetinde ise, Batı Duvarının bazı bölümlerinin tadilattan geçirildiği ve korunduğu bilinmektedir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.