Bakteriler ancak mikroskop altında görülebilen çok küçük canlı varlıklardır. Bu küçük canlıların birçok çeşidi vardır. Genelde «Mikrop» başlığı altında toplanırlar. Bunlar da tüm diğer hayvanlar gibi beslenen ve çoğalan canlılardır. Aslında ağız bakterileri saprofit’tirler, başka deyişle bizim için zararlı değillerdir ve salt bu kadarla kalmaz: Beslenmemiz için onlara gereksemede duyarız. Bu organizmalarla; bizim için yararlı, üstelik yaşamsal önemi de olan ortakyasama biçiminde, başkadeyişle «simbiyoz» halinde yaşarız. Bunlar yediğimiz yiyecekleri sonradan kanla diğer organlara taşınan ve orada depolanan besleyici maddelere çevirirler. Ağızda önsindirimin bir çeşidini de uygulayan bu mikroplar bizim için böylesine yararlı olmalarına karşın, önemli zararlara da neden olabilirler. Bu küçük canlılar diğer tüm hayvanlar gibi aynı yaşam çabası içindedirler. Besine ve çoğalabilmeleri için de yuvalanmaya gereksinim duyarlar. Tükürüğümüzde çok sayıda böyle bakteriler bulunur. Bunların değişik çeşitlerini de tanıyoruz. Bu küçük canlılar, ağız organlarına erişemeyecek biçimde, tükürük içinde süspansiyon halinde bulunurlar ve tükürükle kaplanmışlardır. Böyle durumda bütünüyle zararsızdırlar ve yediğimiz yiyecekleri, organizmâmızca özümsenebilir olması ereğiyle, kimyasal reaksiyonlarla ayrıştırdıkları ve besleyici maddelere çevirdikleri için de sindirime yardımcıdırlar.
DİŞ VE AĞIZ HASTALIKLARININ ETKENİ OLAN MİKROPLAR
Diğer tüm hastalıklar gibi diş hastalıkları da bizim için ancak, dirimsel organlarımızla temasa geçerek ve bunları etkiliyerek tehlikeli olan doğal olaylardan başka bir şey değildir. Ağızda yeterince ısı, nem, yurt ve besin bulduklarından, burası bakteriler için ideal bir yerdir. Özellikle diş fisürleri ve diş aralarında besin artıkları kalan ağızlarda, onlar için yeterince besin bulunur. Bunlar besin artıklarını yediklerinde artık bir fermantasyondan söz ederiz. Dişlerin girintilerine yerleşen bu bakteriler, olağan bir sonuç olarak artık maddelerini de aynı yerde bırakırlar.
Böylece, başta süt asidi olmak üzere bir dişin sert dokularını çözündürecek nitelikte asitler oluşur. Bu nedenle dişlere saldırım, başkadeyişle diş çürümesi «kimyasal paraziter süreç» olarak nitelendirilir.
BAKTERİLERİN DİŞİN SERT DOKULARINA SALDIRIMI ‘
ilkin diş minesi kimyasal etkilerle çözünür. Ancak süreç yavaş yavaş ilerlediğinden, çoğu zaman hastanın bundan haberi olmaz. Dişin mine tabakası çözündüğünde, mikropların pek sevdikleri yem olan dentin liflerinin piston biçimindeki uçları açıkta kalır. Mikroplar bunları yiyip bitirirlerse, dentin kanalcıkları içine girerek dentin liflerinin kendilerinden beslenirler.
Bakteriler dişözüne dek ilerlemişler. Pulpa iltihaplı.
a) Dişin çürüyen kısmı.
b) Şiddetle iltihaplanan kron pulpası.
Mikropların koloniler biçiminde değişik dentin lifleri kanalcıklarında nasıl ilerledikleri mikroskopta görülebilir. Asitler biçimindeki artık maddelerini orada da bıraktıklarından, sonunda diş bütünüyle kırılana dek, tüm dentin yavaş ama kesin çözünür. Hastalar çoğu zaman ekmek içi yerken dişin kırıldığım ileri sürerler. Oysa alttan oyma sürecinin çoktan beri süregeldiğini genellikle kestiremezler.
Etiketler: ağız, ağız sağlığı, aşk, diş



Hooop güm! Teyze uçtu : video
İnsan yüzünü andıran canlılar : 10 resim
Kayak yapan yetenekli köpekler
Karalahana çorbası nasıl yapılır
Hızlı kilo vermek için diyet kuralları
Marangozluk zaanatı!
İnanılmaz motor kazası




Su ile boya karışınca ortaya bu kareler çıktı / Suyun bir kaç hali..
Masaüstü resimleri : 27 resim
Komik fıkralar hepsi bir arada ...
Günün dangalakları :video
Eski gazetelerinizi atmayın sanat yapın
Video - Eyfel Kulesi önünde hatıra horonu
Konuya sessiz kalma bir yorum da sen yap!!