Menu

Adet Dönemi Öncesi Gerginlik (Disforik Bozukluk) Nedir ?

adet-oncesi-donemi-gerginlik-disforik-bozukluk-nedir

Disforik bozukluk nedir?

Pre menstrual disforik bozukluk olarak da adlandırılan disforik bozukluk, kadınların adet dönemlerinin öncesinde ve bazen adet dönemlerini de kapsayan ruhsal ve fiziksel değişimleridir. Bu değişimler disforik bozukluk yaşayan kadınları hem günlük yaşantılarını, hem özel yaşantılarını, varsa aile yaşantılarını ya da varsa iş yaşantılarını etkilemektedir. Bu etkilemelerin yaşanması bir kadının pre menstrual disforik bozukluk yaşadığına işarettir çünkü normal bir menstrual dönem geçiren kadınların gösterdikleri reaksiyonlar bu hastalıklardaki kadar ağır olmaz. Çoğu zaman semptomlar birbirlerine çok benzediği için kadınlar ve çevresindekiler bu durumdan rahatsız olmazlar çünkü fark etmezler. Ancak gösterilen tepkiler uç noktalara geldiğinde, en son ihtimal olan intihar fikirleri düşünüldüğünde ortada kesinlikle bir disforik bozukluk olduğu söylenebilir. Konu üzerine yapılan araştırmalarda pre menstrual disforik bozukluk yaşayan kadınların bulunduğu ülkeye ve yetiştiği kültürel coğrafyaya göre durumdan etkilenme potansiyelleri ve verdikleri tepkilerin değişiklik gösterdiği ortaya çıkmıştır. Örneğin; Batı tarafında sayılabilecek toplumlarda kadınların bu süreçte gösterdikleri bulgular depresyona daha yakınken, daha Ortadoğu tarafında kalan toplumlarda kadınların verdiği ortak tepki şiddetli ağrıdır. Bu şikayetlerin düzenli regl olan kadınlarda her ay görüldüğü ihtimali düşünüldüğünde yaşam kalitesinin ve enerjisinin otomatikman düşmesi kaçınılmazdır. Pre menstrual disforik bozukluk hastalığı tıp dünyasında kısaca ”PMS” olarak da ifade edilmektedir.

Pre menstrual disforik bozukluk belirtileri

Duyguların bir anda yoğun olarak değişmesi

Kendini bu süreçte çok çaresiz hissetme hali

Aşırı derecede uyuma ya da aşırı derecede uykusuzluk çekme

Sürekli bir yorgunluk, halsizlik durumu

Ciddi anlamda enerji kaybı

Sürekli aç gezme ya da sürekli iştahsız olma durumu

Sürekli belirli yiyeceklerden çok fazla miktarda yeme isteği (en bilindik olarak çikolatayı sayabiliriz)

pre-menstrual-disforik-bozukluk-belirtileri

Sürekliliğe bağlanmış olan aktiviteleri artık yapmak istememe

En ufak bir durumda aşırı derecede ağlama

Ciddi anksiyete ve kaygısal davranışlar

Çok ufak bir şeye aşırı derecede sinirlenme, öfkeyi kontrol edememe

Çevresindeki hiç bir şeye (en yakınlarına dahi) tahammül gösterememe

Sürekli bir şeyleri unutma

Kadının kendisini kontrolden çıkmış gibi hissetmesi

Vücutta çarpıntı ve terleme rahatsızlıkları

Seslere ve özellikle kokulara karşı aşırı hassasiyet gösterme

Göğüslerin hassaslaşması ve ağrıması

Menstrual dönem boyunca kilo alma

Kadının kendi görüntüsünden, sesinden ve davranışlarından irite olması

Kasların ve eklem yerlerinin ağrıması

En önemli semptom olarak intihar fikirlerine kapılma ve ciddi anlamda ölmeyi düşleme

pre-menstrual-disforik-bozukluk-tedavisi

Pre menstrual disforik bozukluk tedavisi

İlk olarak hastalığın kesinleştirilmesi için bir doktor kontrolüne gidilmesi gereklidir. Eğer PMS tanısı kesin ve net konulursa ondan sonraki süreçte ilk olarak anti depresan ilaç tedavisine başlanmalıdır. İlk olarak bilinmesi gereken şey, tedavi sürecinin uzun sürebileceği ihtimalinin de bulunduğudur. Anti depresan ilaç tedavisinin yanında hormon tedavisin de uygulanması hastalığın tedavi süreci için pozitif bir adım olacaktır. İlaç tedavisinin yanında beslenme düzenini de oturtturabilecek bir beslenme düzeni de belirlenmelidir. Magnezyum ve kalsiyum kullanılması vücut için çok yararlı olacaktır ayrıca göğüslerde oluşan ağrıların dindirilmesinde de bu vitamin desteklerinin katkısı vardır. Mutlaka bol bol taze olması şartıyla meyve ve sebze tüketmeli, özellikle regl döneminde alkol, kahve ve tuzdan uzak durulmalıdır. Uyku düzeni düzene oturtulmalı, vücut için gerekli uykuyu aldıktan sonra gün içerisinde vücudu rahatlatmak adına egzersizler de yapılmalıdır. A vitamini, B vitamini ve E vitamininin menstrual dönemde vücuttan eksilmesi nedeniyle bu dönemde saydığımız vitaminlerin de ek olarak kullanılması faydalı olacaktır. Yapılan araştırmalarda bu hastalığın tedavisinde kullanılan anti depresan ilaçların tüm vakaların genelinde %40lık bir etki yarattığı söylenmektedir. Bu ilaçların kullanım süresinin uzun tutulması, hastalığı geçiren kadınların hastalık seviyesinin daha hafiflemesine yardımcı olmaktadır. Eğer doktorunuz hastalığınızın şiddetini daha orta seviyelerde görüyorsa zaten bu ilaçları 4-5 aylık süreçlerde kullanmanızı tavsiye edecektir.




Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.